9 ve 10 . Sınıf Dil ve Anlatım Kitap Cevapları

9. SINIF DİL VE ANLATIM KİTAP CEVAPLARI


Sayfa 3=soru 2)tarih önesi devirlerde bu şekiller yazı olarak kullanılırdı.İnsanlar bu şekillerle birbirlerile iletişim kurarlardı…
sayfa 4=soru 1)metne göre iletişim iki kişi arasındaki her türlü anlam alışverişine denir
soru 4)Dille gerçekleştirilen iletişim hem sözlü hem de yazılı olarak gelecek  nesillere aktarılmak için saklanabilir.Bu sebepten dolayı dille gerçekleştirilen iletişim diğer iletişimlerden daha da gelişmiştir
sayfa 5=çünkü insanların aralarındaki sorunlarını çözebilmesi için
çünkü insanların düşüncelerini birbirlerine aktarması için
çünkü çağımızı modernleştirmek için
çünkü kültürümüzü geliştirmek için
Sayfa 6=4.etkinlik)gönderici=babam,ileti=bilgisayarıkapa ttın mı,kanal=sözlü,alıcı=çocuk,dönüt=evet,bağlam=ev ortamı
sayfa 6,5.etkinlik=gönderici:trafik ışığı
ileti:dur
alıcı:arabalar
dönüt:arabalar durur
bağlam:yol ortamı
sayfa 7,9.etkinlik
oduncu=ağaçlar
çiftçi=hasat zamanı
öğretmen=okulların açılması
10.etkinlik=dil göstergesi:konuşmak
doğal gösterge:bitkiler,havalar,sıcaklık
sayfa 8
11.etkinlik=konuşarak karşı tarafa söylemek istediğimizi rahat anlatırız
bakarken yüz mimiklerimiz ve ifadelerimizlede iletişim sağlayabiliriz
sayfa 9
15.etkinlik
kulgak:kulak
kangı:?**
edgü:etki
kadgu:kaygı
**ÇME VE DEĞERLENDİRME
1.gönderici:baba ileti:kavga etmemesi dönüt:artık kavga etmeyin
alıcı ğul
sayfa 10
soru 3:1 yanlış,2doğru
4:a
5:b
6:c
7:b
8:a
sayfa 15:ölçme ve değerlendirme
1.soru
d
d
2.soru
e
20.sayfa
Anlama Yorumlama
4.etkınlık
ağız,şive,insan,gelenek görenek,konuşma,lehçe denir
sayfa 19: 2.yukarıdakiverilen metinlerde konuşma dilinde yazı diline……..
KONUŞMA DİLİ YAZI DİLİ
ööretmen öğretmen
duyduuma duyduğuma
ayrılcakmışsınız ayrılacakmışsınız
iişallah inşallah
dooru doğru
diildir değildir
eyer eğer
hakkaten hakikaten
diyer diğer
öörencileriniz öğrencileriniz
üzülücez üzüleceğiz
herkez herkes
geş geç
te de
deyerinizi değerini v.b….
**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA 21:
1-) *Dil, *Yazı dili
2-)D,Y
3-)D
4-)E
5-)B
6-)D
————–
ÜNİTE SONU **ÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI SAYFA 23:
1-)A
2-)D
3-)A
4-)E
5-)A
6-)D
7-)C
8-)C
SAYFA 27:
1. KÖKEN: soy, asıl.
3.kütüphanede kitaplar daha toplu, düzenli,herhangi bir kitap arandığında bulma kolaylığıolabileceği için sınıflandırılır.
4.dillerin hepsi ortak bir soya sahiptirve bu diller zaman içerisinde soylarından kopup kendi soylarını oluşturmaya başlar, akrabalıklar oluşur.
5.ortak dil ailesine mensup dillerin aynı yapıda olması gerekmez.çünkü diller sürekli yenilerme değişme içerisindedir, dil ailesinden kopabilir.
6.türk dili geni bir tarihe sahiptirve yenileşme içerisindeçeşitli kollara ayrılmıştırböylece daha geniş coğrafyalara ayrılmıştır.
1. ETKİNLİK SAYFA 29:
Tek Heceli Diller: Çince, Tibetçe ve Afrika dilleri.
Eklemeli diller: Türkçe, Moğolca ve Macarca.
Çekimli Diller: Arapça,İngilizce ve Fransızca.
————–
**ÇME DEĞERLENDİRME SAYFA 30:
1-)
…….Akraba diller ya da diller ailesi denir.
…….Hint-Avrupa
2-) *D
*Y ==> Çünkü çekimli dildir.
*Y ==> çünkü moğolcadır.
*Y ==> Çünkü Bantu dil ailesindendir.
3-)E
4-)C
5-)B
6-)E
7-)A
SAYFA 58:
5.ETKİNLİK:
yanlış yazılmış kelimeler-kelimelerin doğru yazımı-yazılış sebebi
- tv’de: TV de: tv büyük yazılır.
- baştanbaşa: baştan başa: ikilemeler ayrık yazılır.
- evde ki hesap: evdeki hesap: ek olan -ki bitişik yazılır.
- deniz altı(araç): denizaltı: birleşik yazılır.
- yaptıki: yaptı ki: bağlaç olan -ki ayrı yazılır.
- geldi: Geldi: cümledir. cümleler büyük harfle başlar.
- Ahmet bey: Ahmet Bey: özel isimlerden sonra gelen ünvanlar büyük harfle başlar.
- hiçmihiç: hiç mi hiç: -mi ayrı yazılır.
- gelmiyen: gelmeyen
- bir takım(insanlar): birtakım
**ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1- 1. boşluk: birleşik
2. boşluk: birleşik
2-D, Y, Y
3-D
4-E
5-D
6-B
7-E
8-kelimelerin doğru yazılmış halleri: burnuna, Kazakça, terk etmek, redetmek, anlayacak, büyükçek, Karabük’e 23′te
9- bağlaç olan -ki, ek olan -ki, ilgi eki olan -ki
SAYFA 62:
**ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1- 1.boşluk: üç nokta
2.boşluk: iki nokta
3.boşluk: -
4.boşluk: tırnak işareti
5.boşluk: parantez
2-D, D, Y, D
3-D
4-E
5-A
6-A
7-D
8-D
9-B
69 hazırlık
1 )kökler ağaçlar için önemli organlardır çünkü ağaçların hayat kaynağı can damarı kökleridir ağacın kökü kurursa ağaçta kurur
2)değiştirilirr örneğinn armut ağacınaa elma aşısı yapılırr genleriyle oynanılır elma meyve verir
3) kelimeler kök halinde bulunur veya köklere bazı eklerin eklenmesiyle oluşur
4)oluşurr
5)dildeki gelişme ve değişme dilin canlı bir varlık olmasının kanıtıdır
inceleme
1) heves isim kök
bil fiil
göz isim
***** isim ver fiil
2)ser kök
gi yapım eki
le çekim eki
5)çiçek basit
ayırtılmış türemiş
doksan basit
etkinlik 2
isimden isim yapan kitap-çı arka-daş
fiilden isim yapan kaç-ak uy-um
fiilden fiil yapan anla-t
isimden fiiil yapan baş-la
3 etkinlik
sırayla yasıorum
doğru
göz
git
yarat
inan
ağla
yaş
dar
garip
tembel
süz
dinle
sözcüğün türetilen yeniş sözcükler arasında bir ilişki vardır çünkü kökün üstüne ekler eklenerek yapılır
etkinlik 4)
dil birimleri ekleri sözcüklere yeni anlam katar sözcük üretir
sayfa 71
6.etkinlik
basit kelimeler su,çabuk,adam,bardaklarıı,erkekler,kadıni ihtiyarı,kadına…türemiş kelimeler:boyacısı,satan,boyalı,şekerci,iziznli,sa ygılı,parl atıp,ıslanıca,boyama,işlem,tutku,
birleşik kelimeler:ayakkabı ,cumartesi
sayfa71
7. etkinlik
yapım eki almış kelimeler:ıslanınca,boyama,tutku,işlem,boyacı,izin li,şekerci,yenmiş,
çekim eki almış kelimeler:bardaklarını,erkekler,ihtiyarı,kadına,ış ıdı,askerler,ediyorlardı,kişileri
yapım-çekim eki almış kelime:durmadan,üstünde,işlemlerine
sayfa 76:
1-Y,D,D
2-C
sayfa 77:
3-B
4-B
5-kitab-ı ver:belirtme hali
kiatb-ı kaybolmuş:iyelik eki
gez-i güzeldi:fiilden isim yapan ek
okul-a gitti:yönelme hali
saat üçe beş kal-a geldi:zarf fiil eki
eli kan-a-dı:isimden fiil yapan ek
8-kiloca o….:bakımından anlamı
yürekler acısı…….:abartma anlamı
böyle çocukça……:benzerlik anlamı
dayımlar yaza…..:yok
sınıftaki Ali’ler……:aynı adı taşıyanlar
gelen misafirleri kapıda……:bulunma hali
gelen misafirleri ayakta……..:bulunma hali
bireden ayağa…….:ayrılma hali
senden iyi arkadaş…….:ayrılma hali
bence bu kazak……..:göre anlamı
küçükken sıkıntıdan…….:ayrılma hali
her taraf kağıttan…….:ayrılma hali
bir saat önce seni okulda………:bulunma hali
işe gitmek……….:yönelme hali
80 ölçme değerlendirme
1 somut
2 doğru
yanlış
3 c
4 d
4.etkinlk *** 83
kuşun kanadını tedavi ettirdi = gerçek anlam
Uçağın kanadında arıza çıktı = yan anlam
Kırıldı kanadım kaldım çaresiz = mecaz anlam
Takımın sağ kanadı bu maçta iyiydi = terim anlam
*** 84
3.Macera başlamak üzereymiş o gün,
Sürücelmiş bu ateş yıllarca … istiare yapılmıştır benzetilen ateş
4.Bir ruh o derin bahçede …ruh kelimesi insan sözcüğü yerine kullanılmıştır mecazı mürsel yapılmıştır
5.Ey benim sarı tamburam,
sen ne için inlersin?
içim oyuk…. hem mecaz hem gerçek anlamını düşündüren sözcükler vardır tamburanın içi gerçekten oyuktur ayrıca kişi mecaz olarak içim oyuk derken derdini ifade etmek istemiştir kinaye sanatı yapılmıştır
6.hediye namıyla bir şey gönderme…. Huzuri
şair burada cimri ve bencil birisini eleştirmektedir “komşun evi yanar iken söndürme” derken tam tersini imalı bir şekilde ifade etmek istiyor yani tariz sanatı yapılmıştır
SAYFA 85:
kara gönlümde…..:mecaz:kötü yerine kara adlandırılmış.
ani bir üzüntü……:benzetme:dertlerini, sıkıntılarını alev gömleğine benzetmiş.
kır ata……:deyim aktarması:insana özgü birşey doğaya aktarılmış.
ayağını yorganına….:kinaye:hem gerçek anlamı hem mecaz anlamı vardır.
hafız osman……..:benzetme:hafız osmanı ışıka benzetiyor.
mor menekşe…….:deyim aktarması:insana özgü birşey doğaya aktarılmış.
her nereye…..:tariz:gerçekten böyle birşey olmaz tam tersini kastedmek istiyor.
böyle çalışırsan….:tariz:tam tersini söylemek istiyor.
gönlüm gibi…..:teşhis:mektubu kişileştirmiştir.
evden izin…..:ad aktarması:iç-dış ilişkisi. evden değil içindekiler kastedilmiş.
şişler hazır……..:ad aktarması:iç-dış ilişkisi.mangal değil içindeki kastedilmiş.

SAYFA 86:
1-boşluklar
*mecazı mürsel
*kişileştirme
*temel anlam
*açık istiare
2-D,Y,D
SAYFA 87:
3-E
4-A
5-D
6-A
7-C
SAYFA 88:
8-D
9-D
10-C
SAYFA 93:
**ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-Y, D
2-eş anlamlı, zıt anlamlı, eş sesli bu sıraya göre yazıyorum
-mektep:yok-yok
-endişe:yok-yok
-ak:siyah-yok
-yok-tembel-yok
-yok-kısa-yok
-surat-yok-sayı,yüzmek,para
-yok-kaybet-kazan,kazanmak
-kırmızı-ver-yok
3-kelimeler ve eş anlamları
yaşlı: ihtiyar
gelecek: istikbal
hayat: yaşam
tekrarla: yinele
yenilgi: mağlubiyet
duy: işit
öykü: hikaye
eser: yapıt
sene: yıl
akran: yaşıt
şen: neşeli
olasılık: ihtimal
sayfa 111-112
ÜNİTE SONU **ÇME VE DEĞERLENDİME
1-B
2-A
3-E
4-C
5-C
6-C
7-E
8-D
9-E
10-A
sayfa 109:
ölçme ve değerlendirme:
1-C
2-D
3-D
4-A
5-A
6-B
7-B
8-D
10-B
SAYFA 101
7.ETKİNLİK:
BELİRTİLİ İSİM TAMLAMALARI:
-benim saçlarım
-havvanın saçları
-halının içi
BELİRTİSİZ İSİM TAMLAMASI:
-misafir odamızdaki
ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI:
-okul kitabımdaki maymunun burnu
111.sayfa
1a
2a
3d
4d
5e
SAYFA 123
1)
…..BASİT CÜMLE….
…..BAĞLI CÜMLE…
2)
D
D
3 A 4 A 5 B
6)HALİNİ BELİRTMEK,ANLAMI PEKİŞTİRMEK İÇİN YAN CÜMLE GEREKLİDİR.
7)İSİM CÜMLESİDİR
YAPISI SIRALI CÜMLE
8)
BİRLEŞİK CÜMLE:Ğ I C Ç
SIRALI CÜMLE:E H A
BAĞLI CÜMLE:F G
BASİT CÜMLE D B
sayfa 145
1
…tanım…
….öznel…
….benzetme….
…..ihtimal….
….tasarı…..
…..öneri….
….önyargı….
2
sırayla yazıyorum
tanımlama
üslup
karşılaştırma
benzetme
nesnellik
öznel,eleştiri
nesnellik
varsayım
öneri
tasarı
ihtimal
önyargı
neden-sonuç
amaç-sonuç
şart
3
d
d
y
y
d
sayfa 115;
hazırlık soruları değil ama Hayat Böyledir işte metninin altındaki soruların cevabı;
1.soru
noktayla ayrılması ve cümleyi oluşturan öğelerin bulunması…
2.soru
yüklem cümlede yargı bildirir…bu nedenle önemlidir…
3.soru
isim-fiil cümlesidir…(oradn herhangi bir cümle seç…)
4.soru
yargı üzerinde taşır.bir yüklem bir cümledir!
5.soru
kelime grupları birbirinden ayrılamaz…onlar kalıplaşmışlardır,bir bütünlerdir….!
117 2.etkinlik;
Bunlar bu atı ,düğün koşusunda koşmak için hazırlıyorlar.(bunlar:özne,düğün koşusunda koşmak için:zarf tümleci,hazırlıyorlar:yiklem)
Biletlerini alıp üçüncü mevkiye yrleşince rahat ettiler.(gizli özne “onlar”,üçüncü mevkiye yerleşince:zarf tümleci,rahat ettiler:yüklem)
sayfa 124
tablo
birleşik cümle
ğ,ı,c,ç
sıralı cümle
e,h,a
basit cümle
d,b
bağlı cümle
f,g
118 ölçme değerlendirme
1).
..geçişli fiil…
..zarf tümleci…
2)
D
D
y
D
D
Y
3d
4A
5a
6C
125-127. sayfalar
hazırlık 1.soru: lokomotifitir. cünkü;trenin her bölmü ona bağlıdır.
2.soru:kelime grupları
3.soru:ilietişimin olması için iki kişi olması lazım.bir gönderici iki alıcı ve diğer unsurlar kanal bağlam gibi…
4.soru : ortam, mekan cok önemlidir. söylenmek istenen söz söyleneceği yerinde anlamlıdır bu karsısındaki kişinin anlaması için önemlidir.
sayfa 127 1. etkinlik:cümlede götürüverdi kelimesi olmasaydı herhengi bir yargıya ulaşamazdık. cünkü; yargıyı bildiren bir sey olmazsa birsey anlamayız.
ANLAMA YORUMLAMA
1:toplarım kelimesi yanlıştır. cünkü; özne cogulken yüklem cogul, tekilken yüklem tekil olmak zorundadır.
2.etkinlik: birinci cümle taksiyle
ikinci cümle okula
üçüncü cümle kış mevsiminde
dördüncü cümle ben’dir.
d
d
4 a 5 d 6 b 7 e 8 d 9 b
SAYFA 151
7.ETKİNLİK:
anlatımı bozuk cümleler, anlatım bozukluğunu nedeni, cümlenim doğru biçimi sırasıyla yazıyorum
-hepsi ve daha fazlası az sonra: gereksiz sözcük kullanımı: hepsi ve fazlası az sonra
-fabrika ticari ve polis otosu üretimine eçen yıl ara verdi: tamlama yanlışlığı: fabrika ticari oto ve polis otosu üretimine geçen yıl ara verdi
-hangisinin başarılı hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz: yardımcı fiil eksikliği: hangisinin başarılı olduğunu hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz
-senin yüzünden sınıfı geçebildim: kelimelerin yanlış anlamda kullanılması: senin sayende sınıfı geçebildim
-aldığı kumaşın rengini beğenmediği için geri vermeyi düşünüyor: belirtili nesne eksikliği: aldığı kumaşın rengini beğenmediği için kumaşı geri vermeyi düşünüyor
-düşünceler zamanla değişirler: özne-yüklem uyumsuzluğu: düşünceler zamanla değişir
-kimse seni suçlamıyor, aksine senin haklı olduğunu düşünüyor: özne eksikliği: kimse seni suçlemıyor, aksine herkes senin haklı olduğunu düşünüyor
-bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı? : zarf tümleci eksikliği: bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, güçlüklerle nasıl başa çıktı?
-duvarları kirletmek, yazı yazmak kesinlikle yasaktır: dolaylı tümleç eksikliği:
duvarları kirletmek, duvarlara yazı yazmak kesinlikle yasaktır
-görüşlerime katılmadığınızı, karşı çıkıp eleştirdiğinizi bilmiyor değilim: gereksiz sözcük kullanımı
-birçok kişiler böyle düşünüyor: özne-yüklem uyumsuzluğu: birçok kişi böyle düşünüyor
-güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir: aynı anlamda kelimelerin kullanılması: güç zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir
SAYFA 152:
anlatımı bozuk cümleler, anlatım bozukluğunun nedeni, cümlelerin doğru biçimi sırasıyla yazıyorum
-yemeğine biraz tuz, biber ve limon sıktı: yüklem eksikliği: yemeğine bira tuz, biber ekti ve limon sıktı
-bu tür duygular gözlerimi yaşartırlar: özne-yüklem uyumsuzluğu: bu tür duygular gözlerimi yaşartır
-hiçbir işlerde başarılı olamadı: özne-yüklem uyumsuzluğu: hiçbir işte başarılı olamadı
-hiç kimse bir yere kıpırdamasın, yere yatsın: özne eksikliği: hiç kimse bir yere kıpırdamasın herkes yere yatsın
-küçük kızın saçları bir hayli büyümüş: yanlış anlamda kullanılan sözcük: küçük kızın saçları bir hayli uzamış
-kuşkusuz o da senden çok korkuyor olmalı: kelime fazlalığı: kuşkusuz o da senden çok korkuyor
-iki kardeşten en küçüğü arkadaşımdı: kelime fazlalığı: iki kardeşten küçüğü arkadaşımdı
-bu konuyu yeniden bir hafta içinde tekrar görüşürüz: eş anlamlı kelimelerden kaynaklanan anlatım bozukluğu: bu konuyu yeniden bir hafta içinde görüşürüz
-bu kouda gençleri azımsamak doğru değil: yanlış kelime kullanımı: bu konuda gençleri küçümsemek doğru değil
-kuyrukta bekleyen hastalar içinde ilk muayene odasına ben alındım: kelimelerin yanlış kullanımı: kuyrukta bekleyen hastalar içinde muayene odasına ilk ben alındım
-nüfus sayımı bu yıl yapıldı, bir hayli artmış: eksik kelime: nüfus sayımı bu yıl yapıldı, nüfus bir hayli artmış
-sz çalmasını babamdan öğrendim: tamlama yanlışlığı: saz çalmayı babamdan öğrendim
SAYFA 153
**ÇME DEĞERLENDİRME:
1-D, D, D, Y, Y, D
2-E
3-E
4-D
SAYFA 154:
5-E
6-E
7-
-bahar gelince dağlar yeşil giysilerini giydiler(giydi)
-yıldızlar bana bakıyor(bakıyorlar)
8-
-kızını çok sever, armağanlar alırdı(ona)
-kimseyi küçük görmemeli, insanca davranmalıyız(herkese)
9-
-onu severim her konuda iyi anlaşırız
-bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı
10-birçok kişiler onu övüyordu
11-bana bir zararı olmuyor aksine hep koruyordu
SAYFA 155
ÜNİTE SONU **ÇME VE DEĞERLENDİRME:
1-B
2-E
3-D
4-D
5-E
6-A
SAYFA 156:
7-A
8-D
9-B
10-C
11-C
**ÇME VE DEĞERLENDİRME(145-146-147) :
1.)……tanım…..
……….öznel…..
…..benzetme….
……ihtimal…
…….tasarı…….
…öneri……
…ön yargı……..
2.) ……tanımlama….
…..üslup…..
……karşılaştırma…
….benzetme…..
……nesnel…
….eleştri…..
…varsayım…..
………öneri….
……tasarı…..
…..ihtimal….
…..ön yargı…..
…neden-sonuç….
….amaç-sonuç….
…..şart…..
3.)
y
d
y
y
d
d
d
4-A, 5-D, 6-B, 7-E, 8-D,9-B
sayfa 136 ölçme ve değerlendirme
1- yalnış, doğru
2- D
3- C
4- B
5- E
6- E
132:
1- d,y
2-A
3-A
4-D
5-mişli ve dili
136:
1- y,d
2-D
3-C
4-B
5-E
6-E
S.161
1-C
2-C
3-C
4-C
5-B
6-D
7-C
8-A
S.171
boşluk:boyut
1d
2y
3d
4d
5y
6d
3.soru
etkiler okumada kolaylık bakımından sağlar
S.172-173
1)güven duygusu olmadığını ortaya koyar
2)ana düşünce gerçek dostluk.ana düşünceyle bütünlük sağlıyo
3)mesaj gerçek dostlukla ilgili mesaj verilirken bunlara gerek yok
4)dil öğeleri birleşerek kelime kelime grupları cümlelerle ifade edilir.
5)gerçek dostların birbirine güven duyması .gerçek dostları olmayanların birbirine güven duymaması
6)kısa ve acık olması net daha etkiler okuyucuyu
7) parcanın ulaşmasını sağlar önemlidir.
8)yardımcı düşünce düşünceyi çeşitli yönlerden destekliyor tamamlıyor.
etkinllik2:
a)bazılarında ilk son cümlelerde bazılarında ise ortalarında bulunur
b)anadüşünmceler
A.insanlar kendinden önceki yapıtlarada bakar
C:süs yapayım derken şiirde anlatılanı yok etmesi
c)anlatılanlardanyola çıkarak
d)ya parağrafın başında sonundaki cmlelerde verilir
S.174
paragrafta yer alan yardımcı düşünceler:
1)duyguların hatıraların ve sevgileri çiçeklerle ifade etmek güzeldir.
2)çiçekler temiz duyguları ifadeb eder.
3)çiçeklere dünyamızın güzellikleriyle bakmalıyız.
paragrafın ana düşüncesi:
1)çiçeklerin dilinden konuşmak,renkli ve güzel konuşmaktır.
ana düşünce ile yardımcı düşünceler arasındaki ilişki bağlam eşitliğinde:
paragrafın her düşüncesi çiçek kelimesiyle biririne sağlanmış
çünkü konu çiçektir.anadüşünce paragrafın ilk cümlesidir.
yazar sonraki yardımcı düşüncelerle bu ilk cümledeki duyguları görüşü desteklemiştir.
SAYFA 175 **ÇME VE DEGERLENDİRME:
1.b
2.e
3.a
4.c
5.a
6.c
7.d
8.c
9.c
10.d
11.d
179.nun 3.sorusu;aksam,polisler,kaçanlar ve ara sokaklar.4.fııl cumlelerının 6.olay paragrafı oldugu ıcın zaman sırasına gore kısı mekan ilişkisine gore sekıllenmıstır.
180.sayfadakı ılk soru;nasıl sorusuyla sorulur.2.tasfır paragrafı 3.gorme 5.bu bır tasfır paragrafıdır.yer ve gorunus sıfatlarla belırtılmıstır.sankı kelımelerle resım cızılmıstır.181.sayfadakı ılk soru;ınsanların haklarını aramak ıcın genellıkle mucadeleler sectıgı ancak konusulup anlasarak bır yol bulunabılınecegı anlatılıyor 2.dusunceyı cesıtlı yonlerden acıklamak tanımlamak ıcın bellı bır duzen ıcınde verılmıstır 3.oznellıktır cunku yazar kendı dusuncelerını verıyor 4.bır durumun nedenlerın ınandırıcı bır nıtelıkte anlatıp ortaya koymak amacıyle yazılmıstır.
182.sayfadakı ılk soru kısının bulundugu ruh halıcozumlenmeye calısmıs yasadıgı bır olay karsısındakı halı verılmeye calısılmıstır 2.ısyan pıskolojısı var 3.nesnel olanları anlattıgı ıcın 4.tahlıl oldugu ıcın konu olan kısının davranıslarından gorunusden konusmasından soz eden cumlelere yer verılmıstır.kahramanın ruh halı cozumlenmeye calısılmıstır

 10. sınıf  Dil ve Anlatım Kitap Cevapları
S.15 Ölçme ve Değerlendirme Soruları

1.panel,saygı nezaket
2.y,d,y,d,y
3.b
4.C
5.D
6.TARTIŞMADA KURALLAR VARDIR MÜNAKAŞA DA YOKTUR....
7.KONU DIŞINA ÇIKMAMAYA...
8.TARAFSIZLIĞI



Sayfa 23
1.*güncel konular
*göndergesel
2.d,d,y
3.c
4.e

ünite sonu ölçme ve değerlendirme
1.d
2.a
3.c
4.d
5.e
6.b
7.a
8.e
9.d
10.e
11.e



Anlatıma Hazırlık
Sayfa 27
Hazırlık
1.Yarışmalara hazırlık yapmadan katılan bir sporcunun başarılı olup olmayacağını sebepleriyle açıklayınız.
Cevap:Başarılı olma ihtimali düşüktür;çünkü alt yapı olmalı zemin sağlam olmalı.
2.Duygu ve düşüncelerinizi sözlü olarak mı yoksa yazılı olarak mı daha rahat ifade edersiniz?
Cevap:Yazılı kişinin yüzüne söyleyemediğim şeyleri yazarak söyleyebilirim.
3.Duygu ve düşüncelerinizi ifade etmede okuduğunuz kitapların nasıl bir katkısı vardır?
Cevap:Kelime dağarcığımızı geliştirir.
4.’’Bakar kör’’ deyiminden hareketle, bakmak ile görmenin farkını açıklayınız.
Cevap:Bakmak =anlamak , görmek = aydınlatmak.
5.’’Kitap istikbale yollanan mektuptur.’’ Cemil Meriç’e ait bu sözden anladıklarınızı birkaç paragraf halinde yazıp sınıfta okuyunuz.
Cevap: kitap okumak ilk başta faydasız görülür.anlık faydası olmasına rağmen çok belirgin değildir.zaman geçtikçe, insan hayata atladıkça okuduğunun faydasını görmeye başlar.bunu kendiside fark eder.istikbale yol alan mektup derken bu kastedilir.
6.Hangi şair ve yazarların üslubunu beğendiğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Reşat Nuri Gün tekin türkçeyi yalın halinde sade şekilde kullanması.

Sayfa 27
1.Etkinlik
’lirik şiir’’ hakkında hazırlık yapmadan bir metin yazınız.
Cevap: Lirik şiir: Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç,coşku veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir.
Bu konunun anlatımında kendinizi başarılı görüp görmediğinizi nedenleriyle söyleyiniz.
Cevap:Evet başarılı gördüm.

Sayfa 28
Sorular
1.’’Hüzünlü dönüş’’ adlı metinde yazar neyi, niçin, nasıl anlatmıştır?
Cevap:Peyami Safa hakkında anlatmıştır
2.Neyi, niçin ve nasıl anlatmak gerektiği üzerinde düşünmeden konuşmanın ve yazmanın tutarlı olup olmayacağını nedenleriyle belirtiniz.
Cevap:Anlatımın kanıtlayıcı yönü olması.
3.Yazar, metni hazırlarken hangi kaynaklara başvurmuştur?
Cevap:Peyami Safa hakkında bilgi bulunan kitaplardan ansiklopedilerden faydalanmıştır.
4.Kaynak gösterilmesi metni hangi yönlerden etkilemiştir?
Cevap:Kanıtlayıcı yönüyle.
5.Alıntı yapılan kaynakların ne şekilde verildiğini çeşitli kapıları inceleyerek söyleyiniz.
Cevapipnot şeklinde.

Sayfa 29
Sorular
1.metinde hangi konu üzerinde durulmuştur?
Cevap:istanbulun güzelliklerinden bahsedilmiştir.
2.yazarların konuya bakış açılarının aynı olup olmadığını açıklayınız.
Cevap:her yazarın bakış açısı farklıdır. Örneğin bir yazar bir konuya ön yargılı yaklaşır farklı bir yazar ise o konuya farklı yaklaşır.
3.kültür birikiminin,deneyimin ve çevrenin anlatıma nasıl bir etkisi olduğunu açıklayınız.
Cevap:çok etkisi vardır.

Sayfa 30
2.etkinlik
 “gece ve “beş şehir” metinlerinde bütünlüğü sağlayan öğeleri bulunuz. Bu öğelerin anlamlı bir birlik sağlayacak şekilde bir araya getirilip getirilmediğini açıklayınız.
Cevap:anlamlı bir birlik sağlamazlar her yazının kendi teması ve ifade biçimi vardır.

Sayfa30
Sorular
1.”gençliğe hitabe”metninin hedef kitlesini ve yazılış amacını belirleyiniz
cevap:Türk gençlerine yazılmıştır.vatana sahip çıkmaları için 

2.hedef kitlesinin ve yazılış amacının metnin anlatımını nasıl etkilediğini açıklayınız
cevap:hedef kitlesinin belli olması o kişiye karşı hitapta bulunması açısından önemlidir.
3.metinden Atatürk’ün tecrübelerini gösteren cümleleri bulunuz.
Cevap:seni,bu hazineden ,mahrum etmek isteyecek,dahi ve harici,bedhahların olacak.

4.bu metin sizde nasıl bir duygu uyandırdı?
Cevap:Atatürk’ün bize çalışmamız gerektiğini ve çalışmamı istediğini uyandırdı.


Sayfa 35
Sorular

1.hikayenin konusu nedir?
Cevap:hayattan bezmiş bir postacının işini yapmasıdır.
2.”Ömer-i tehi” hikayesinde hakim olan duygu nedir?
Cevap:yalnızlık
3. ”Ömer-i tehi” hikayesinde verilmek istenen duygu ve düşünceler hangi kişi,yer,zaman ve bağlamla sınırlandırılıp somutlaştırılmıştır?
Cevap:yer=sokaktır.zaman=sabah vakitleridir.kişi=ömerdir.bağlam=ömerin isyanı
Sayfa36
1.etkinlik
1.şiirlerin temasını bulunuz.
Cevap:yalnızlık
2. ”Ömer-i tehi” hikayesi ile bu şiirleri tema bakımından karşılaştırınız
cevap: . ”Ömer-i tehi” hikayesinde de yalnızlıktan söz ediliyor fakat o düz yazı şeklinde yazılmıştır.
3.özgürlük,yaşama sevinci,ölüm,hoşgörü vb duygular tüm insanlarda ortak olmasına rağmen bunların ifade ediliş biçimleri farklıdır.buna göre metinlerdeki duyguların dile getiriliş yönünden karşılaştırınız.
Cevap:herkezin düşünceleri farklıdır. Her birinin yaşadıkları dönem farklıdır.
5.şiirde hangi duyulardan yararlanılmıştır.
Cevap:dokunma,işitme görme gibi duyulardan yararlanmıştır.


Sayfa 37
4.etkinlik

BAKIŞLAR
Yine benden yüksek bir not almıştı sınavda.Ne kadar çalışırsam çalışıyım bir türlü geçemiyordum onu.Artık bu durumdan iyice sıkılmaya başlamıştım.Ve bir karar aldım diğer sınavda onu kesinlikle geçecektim.
Sınav oldukça zordu.Yaptığım cevapları toplasak beş puan etmezdi ama ben yine de geçecektim onu.Sınav sonrası öğretmenle beraber öğretmenler odasına gittim.Biri sorarsa niye geldiğimi tebeşir almaya geldim diyecektim.Ama hiçbir şey olmadı sınav kağıtlarının nereye konulduğunu gördüm ve birkaç tebeşir alıp çıktım.Öğlen öğretmenler odası boşalınca hemen içeri girdim ve sınav kağıtlarını çıkardım.Ve planım isimlerimizi değiştirmekti... Öyle de yaptım ve çıktım odadan.Şimdi sıra sınav sonuçları okunduğu gün onun suratını görmekti.
Ama öyle olmadı...O gün arka sıramı terk edip en öne oturdum öğretmenin 'aferin!' diyişini daha yakından duyabilmek için.Ve yazılılar okunuyordu.'ali dört ! aferin!' , 'Aslı beş , aferin Aslı! '....' Ezgi sıfır ! umarım bir dahakine çalışma sitilini değiştirirsin' . Dünya başıma yıkıldı öyle utandım ki ama öğretmenin durumu anladığından değil bakışlarından utandım.Bir daha da kıskanmadım kimseyi,ne zaman aklımdan öle bir şey geçse hemen öğretmenin bakışları geldi gözümün önüne...

Anlatımda sınırlandırma
1.”sanat,psikolojik roman,eylül,edebiyat,roman”kavramlarını genelden özele doğru sıralayınız.
Cevap:Eylül-psikolojik roman-roman-edebiyat-sanat
2.televizyonlarımıza ulaşan görüntülerin kalitesinde ileti,verici ve alıcının özellikleri ne kadar önemlidir?
Cevap:anlamak ve anlatmakla biter her şey
3.konu ve tür serbest bırakıldığında öğrencilerin çoğunun yazı yazarken zorlanmasının sebebi ne olabilir?
Cevap:öğrenciler zorlanır çünkü konu geneldir.örneğin sanat dense öğrenci sanatı hangi konudan ele alsın mimari mi? Edebiyat mı? Müzik mi?
4.yazılara başlık konulmasının sebebi nedir?
Cevap: başlık yazının özetidir.
5.bir denizi bardağa döksen denizin alacağı yine bardak kadardır. Sözünden ne anlıyorsunuz.
Cevap: kapasite ne ise odur.
6.futbol sahasında çizgiler olmasaydı ne olurdu?
Cevap:belli kurallar olmazdı.


sayfa 39'daki 2.metinin soruları
1. Soru: İyilik, uygun bir başlık olur.
2. Soru: İyilik teması başlık dışında yaşlı kadının genç doktoru misafir etmesi ve trenden inecek yolcuları beklemesiyle somutlaştırılmıştır.
3. Soru: Soyut olan temayı olay, kişiler, zaman ve anlatılan konu ile somutlaştırırız.

SAYFA 40 ÖLÇME DEĞERLENDİRME:

1).........davranışlar ve sözler.........
2)D-Y
3)E
SAYFA 41 **çme değerlendirme
1)etkili bir iletişim için dil gerekir.
2)en önemli öge dildir.cünkü dil olmassa ileişim sağlanmaz.

SAYFA 41

Hazırlık
1.etkili bir iletişimin gerçekleşmesi için neler gereklidir?
Cevap: dil,dilin doğru kullanılması
2.sizce iletişimde en önemli öğe hangisidir?
Cevap: en önemli öğe dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.anlatımda üslubunuzu amacınıza ve muhatabınıza göre değiştirir misiniz?
Cevap: Alıcının durumuna göre değiştirilir.Bunun nedeni ise anlatımı daha etkili kılmak ve karsınızdakilerin sizi daha iyi anlamasıdır.
41.sayfa hazırlık soruları

1.dil,dilin doğru kullanılması
2.en önemli öge dildir.çünkü dil olmadan iletişim olmaz
3.alıcının durumuna göre iletişim değiştirilebilir

SAYFA 43 2.etkinlik

gönderici.....yazar....şair....yok
ileti......?...........her şey sennde gizli diyor.....ruh ve beden arasındaki ilişki
kanal...yazı ile.....şair.....yazı
alıcı.....biz(okuyucular).....okuyucular....okuyuc ular
sayfa 43 ölçme değerlendirme
1)Gönderici,alıcı,kanal,ileti ve şifre gibi iletişim ögeleri rol ve işleve göre şekillenir.
2)D--Y--Y
3)Doğrudan etkiler.Örn:bilgi vermek isteniyorsa önceden araştırma yapılır.Duygu vermek istiyorsa şiir yazar.
SAYFA 47. 6.etkinlik

1.METİN(HİKAYE)......ÖZNEL...DOĞRUDAN...SOMUT
2.METİN(ŞİİR)..........NESNEL....DOĞRUDAN....SOMUT
3.METİN.............ÖZNEL.........DOLAYLI......... .SOMUT
4.METİN.........ÖZNEL......DOĞRUDAN............... SOMUT

Sayfa 44
Hazırlık
1. Dili geçmiş zaman eki:Eğer bir olay geçmişte yaşanmış ise ve bizde bu olayı bizzat görmüşsek o olay anlatılırken hikaye geçmiş zamanı kullanırız.
-Miş li geçmiş zaman:Olay yine geçmişte yaşanmışsa ama biz bunu görmemiş başkasından duymuşsak o zaman rivayet geçmiş zaman eki kullanılır.
2.-dönemin zihniyeti
-bireysel zevk ve anlayışlar
-dil ve uslup teknikleri
-anlatıcının bakış açısı
-anlatıcının tavrı
3.Trafikteki şöför için sıkıntı,sokak çocuğu için yalnızlık,çiftçi için sevinç,şair için bir ilham kaynağıdır.
1.etkinlik
İki ifadede doğrudur.İstanbul hem güzel hem de kalabalıktır.
2.etkinlik
Farklılığa dayanan ifadeler vardır.Tartışılabilir.

Biz birde bu metine başlık koyduk.''Hayata bakış açısı''



Sayfa 45
1.1.metin tartışılır.2.metin tartışılmaz.
2.1.metin sanat yapmak amacıyla 2.metin bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.
3.Anlatılır.Her yazar kendine doğrularına ve baakış açısına göre metin yazar.

3.etkinlik

Çay konulu öznel anlatım:Senin çayla ilgili düşüncelerin sevip sevmemen gibi..
Çay konulu nesnel anlatım:Çayın tarihçesini yazabilirsin.

4.etkinlikte aynı şekilde öznel analatımda kendi düşüncelerin nesnel anlatımda bilgi vermek (Kapadokya'nın tarihi)
Sayfa 46

1.soru
Senelerden beri leylek görmüyorum.
Geçen gün sokakta gölgeleri mor ve ........................ takırtısıyla durdum.
Senelerden beri hasret kaldığı......................gülümsemesiyle gerilmişti.
Leylek yaz mevsimini kuşu değil bizzat yazdır.
Kırmızı gagasının takırtısı ,sese dönüşmüş bir sıcak temmuzdur.
2.soru
Sonradan öğrendik ki mısırlılar......................öldürüyorlarmış.


Sayfa 47

6.etkinlik
1.metin :öznel,doğrudan ,soyut
2.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.metin:nesnel,dolaylı,somut
4.metin:nesnel,dolaylı,somut
3.etkinlik

Susuz yaşam mümkün değildir.İnsan gıda almadan haftalarca yaşayabilir.,fakat su içmeden birkaç gün yaşamını sürdürebilir.Biyologlar "susuz hayat olmaz" derler. Bu insanın biyolojik yapısının tartışmasız gerçeğidir.Antik çağda doktorlar hastalarını suyla tedavi ederdi. Su en eski güzellik malzemesi ve en iyi doğal ilaçtır. Temizler, canlandırır, zindeleştirir, güzelleştirir. Yani su hayat iksiridir.
İnsan vücudunun %70’i sudan oluşmuştur.İnsan vücudu susuzluğa en fazla 3 gün dayanabilir.Su bize aynı zamanda doğal güzellik verir. Vücudu temizler ve önemli besin maddelerini organlara taşır. Suyun içerdiği mineraller ve eser miktardaki elementler dokular ve kemikler için hayati önemi olan yapı taşlarıdır.
SU İLAÇTIR

• Su, vücudu içten temizler.Saç ,deri,tırnaklar bunların hepsinin sağlıklı ve temiz olması için suya ihtiyacımız vardır.
• Su,çok içildiğinde vücudun atıklardan temizlenmesini sağlar.
• Su, fazla içildiğinde sindirim sistemi ve metabolizma,böbrekler,kalp ve dolaşım görevlerini daha iyi yaparlar.Bu da organlar ve özellikle deri için iyidir.
• Su bize hayati önemi olan maddeleri sağlar.Taşıma aracı olan kan olmasa vücudumuzda hücreler metabolizma işlemini devam ettiremezler. Kan büyüme hücreleri ve organları hayati önemi olan maddelerle besler.Ne kadar fazla su içersek ,kan daha iyi akar ve vücut fonksiyonları daha iyi çalışır.
• Su, doyurur ve diyetlerde çok içilmelidir.
Bu yüzden içme ve kullanma suyu sürekli ve güvenilir bir şekilde temin edilebilmelidir.İnsanların içme,kullanma endüstri ve tarımsal sulama gibi ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra su çeşitli nitelik değişimlerine yani kirlenmeye uğramaktadır.Ayrıca kullanılan su tekrar doğaya geri verilmektedir.Bu nedenle içerik ve miktar açısından son derece kısıtlı olan su kaynakları da kirlenmektedir.Kullanılma özellikleri yok olmakta ve olumsuz sonuçlar açığa çıkmaktadır.
Bütün bunların sonucu olarak çevre temizliğine dikkat etmeliyiz.İçme suyu kaynaklarımızın korunması daha uzun süre temiz ve sağlıklı su içmemizi sağlar.Ayrıca depolarda sağlıklı şekilde toplanan sular binalarda hidrofor depolarında bekletilmeden kullanılmalıdır.Hidrofor depoları en az yılda bir defa temizlenip bakımı yapılmalıdır.Şebekede basınç yeterli olduğu için hidrofor depoları kullanılmayıp içinde su bekletilmektedir.Bu bekleyen su şebeke kesintilerinde bina içine verilmektedir. Bu durum sakıncalıdır.Depoda bekleyen suyun belli aralıklarla kullanılması ve suya devirdaim yaptırılması gereklidir.Aksi takdirde hidrofor deposunda uzun süre bekleyen suyun özellikleri değişebilir.Şebekeden sağlıklı bir şekilde gelen suyu temiz ve bakımlı hidrofor depolarında toplayarak kullanmalıyız. Hidrofor depolarının bakımı ve temizliğini KASKİ Genel Müdürlüğüne müracaat edildiği zaman yapılmaktadır.

S.47

1)''bu nednle kuramsal olarak güney yarı küre,kuzzey yarım küreden daha kısa ve daha sıcak yazlar,daha uzun ve daha soğuk kışlar geçirir''
''kuzey yarı küre güneşe yöneldiğinde kuzey yazları ortaya çıkar;kuzey kışlarındaysa güney yarı küre güneşe döner''
2)bütün cümleler olabilir.çünkü yazar öznel bir anlatım yapmış
3)1.metinde soyut kelimeler ve cümleler vardır.
2.metinde somut kelimeler vardır.
4)anlatımı güçlendirir.hayat etmemizi kafamızda o düşünceyi tasarlamamızı sağlar.
5)bence olay metinlerinde kullanılır.
6)metnin konusuna göre kişi anlatımını ona göre hazırlar ona göre düşünceler üretir


S.48 **çme ve Değerlendirme
1.soru : (sırayla).somut,nesnel anlarım,öznel anlatım,dolaylı anlatım ,doğrudan anlatım.
2.soru : (sırayla) y,y
3.soru : E
4.soru : B
5.soru : B
6. Anlatımın öznel veya nesnel dolaylı doğrudan somut veya soyut olması bakımından etkiler
7.soru : Somut Anlatımda,görülen,işitilen duyularla algılanan warlıklardır.
Soyut Anlatımda,5 duyu ile işitilmeyen anlatımlardır..
sayfa 50
1)dilimiz metni daha sadedir çünkü fazla bilmediğimiz kelimeler yoktur
2)dilimiz metni sadedir lisansımız metni ise değildir
3)uzun cümleler onlamı olumsuz etkiler anlam bozukluklarına neden olur okuyucuyu sıkar
4)sanatsal ifadelerde anlatımı zorlaştırmaktadır
2. etkinlik
1)mütünasip-orantılı,uygun-aynı anlamda
2)meftun-gönül vermiş,tutkun-aynı anlamda kullanılmiştır
Sayfa.51
4.etkinlik

1: d
2:A-D
3:C
5:E
6:B
7:A
8:E
9: D
10 : D
11: E

5.etkinlik
1)a.telafusu kolay olan kelimeler
b.anlamı bilinen kelimeler
c.gereksiz sözcükler
d.yanlış anlamda kelimeler kullanılmaz
e.belirtisiz cümle olması
f.uzun dolanbaçlı cümle
2)Kapalı anlatım olarak
6.etkinlik
Dünyada kulağa en ziyad lisan İtalyanca veya Rumcadır.Fakat tecrübe edenler dünyada kulağa en hoş gelen ve anlamayanları bile hayran eden bir lisan varsa İstanbul'da ve devletin büyük şehirlerinde konuşulan Türkçedir.
7.etkinlik

DENİZ YILDIZININ HİKAYESİ
'Bir adam, okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca, bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder ve 'Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz?' diye sorar. Topladıklarını denize atmaya devam eden kişi, 'Yaşamaları için,' yanıtını verince, adam şaşkınlıkla, 'İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?' der. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, 'Bak, onun için çok şey değişti,' karşılığını verir' (alıntı)

S.54 ÇALIKUŞU İNCELEME SORULARI

1.CÜMLELER,PARAGRAFLAR,KELİMELER VS...DUVARDAKİ TAŞ VE HARÇLARIN YERİNİ TUTAR...
2.ANLAMLI CÜMLE OLMAYIŞININ NEDENİ EKLERİN KALDIRILMASIDIR.....
AKŞAM YAKLAŞIYOR,TEWPELERİN ARKASINDAKİ BOĞAZLARA KARANLIK ÇÖKMEYE BAŞLIYORDU..
*CÜMLENİN OLŞUMUNDA EKLERİN BÜYÜK ÖNEMİ VARDIR.EKSİZ CÜMLENİN ANLAŞILMASI GÜÇTÜR...


sayfa 55 :3.etkinlik
kelimler arsında bir anlam ilişkisi olmadığı için.
5.etkinlik:
1-tek başına birşey ifade etmediği için belirsizlik ortaya çıkıyor.
2-bu cümlenin geçtiği paragrafa ihtiyaç duyarız.
6.etkinlik:
yolların ıssızlığının verdiği endişedir.
7.etkinlik:
bozulmuş dal,çıplak ayak,sel çukurları,seyrek fasılalar,uzun bıyıklı....
sayfa 56:8.etkinlik:
gri bulutlar-ağlayan bulut
siyah bulutlar-hüzünlü bulut



Sayfa 56
alışılmış
yanık sesli çıngırak
karanlığın çökmesi
sel çukurları
korku uyanması

alışılmamış
kırların yalnızlığı
inler gibi ses çıkaran kağnılar
sönük akisler

8.etkinlik
Alışılmış:Yanık sesli çıngırak, karanlığn çökmesi, sel çukurları, korku uyanması, ince sesli bir kadın.
Alışılmamış:Kırların yalnızlığı, inler gibi ses çıkaran kağnılar, sönük akisler.


S:59 ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME

Boşluklar
1. Bağlaşıklık
2.Bağdaşıklık
3.Bağdaştırma
2.Soru Döktürmek Dökmek işini yamak İşlemek
Sallayan Hareket ettirmek Anımsatan, hatırlatan
Kansız Kanı olmayan cansız, soluk
İhtiyar Yaşlı Yorgun ve yavaş
3.Soru:Hafız Osman kelimesiyle başlayan cümleyle bağlaşıklık kurmuştur.
4.Soru:Yolumu kesen hangi yüzyıldı, kansız renkler, acele adımlar.
5.Soru:Etmezdi. Kimin İstanbul'un ilk şairri olduğunu anlayamıyoruz.
6.Soru D

Sayfa 60 daki hazırlık soruları
1.Paragrafların oluşturulması metni daha kolay anlamamızı sağlar.
2.Cümlelerin biririyle uyumlu olmasıyla oluşturulur.
3.Bir insan herşeyden önce düşünmesini bilmeklidir. Düşünmeyen insan hiç bişey yapamaz yazıda böyledir işte yazı yazabilmek için her şeyden önce düşünmek gerekir.


sayfa 62-63 teki soruların cevapları
1.tema:doğa sevgisi
konu:**** davut'un gülen adaya duyduğu sevgi

2.gönderici (yazar)--------ileti(doğa sevgisi)--------kanal(gülen ada)-------alıcı (okuyucu)
bağlam(metin)
3.doğa sevgisi temasını okuyucuya iletmek amacıyla yazılmış ve okuyucuda bu temanın etkisi uyandırılmaya çalışılmıştır.

4.anlatıcı doğa sevgisi temasını **** davut'un gülen adaya olan sevgisini konu edinerek vermeye çalışmış ve metni oluştururken okuyucuda bu etkiyi uyandıracak bir anlatım şekli ve tutum sergilemiştir.

5.**** davut'un gülen adaya duyduğu sevgiyi anlatmak amacıyla,bu anafikir etrafında oluşturulmuştur.

1.etkinlik
bir paragraf çıkarıdığı zaman metnin anlam bütünlüğünün bozulduğu fark edilir.çünkü metni oluşturan paragraflar gerek yargı gerek anlam bakımından metnin anlam bütünlüğünüde oluşturur.

2.etkinlik
paragrafta cümleler bir birimdir.belli bir bağlamda iletişime katılan kelimeler,kelime grupları ve cümleler çeşitli yönlerden birbirlerinin anlamını tamamlayarak bir anlatım birimi oluşturur.

3.etkinlik
iletişime katılan öğeler /gönderici,alıcı,ileti,kanal,bağlam),alıcıda uyandırılmak istenen etki (tema,konu) ve anlatıcının konu veya nesne karşısındaki tavrı (üslup,anlatım)anlatım türünü belirler.

4.etkinlik
Sanatsal Betimleme:
1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.
2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.
3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.
4.Amaç sanat yapmaktır.
Örnek metinler:s.91-92”İnce Memed” ve “Çarşı”

Açıklayıcı Betimleme:
1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.
2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.
3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir.
4.Amaç sanat yapmak için değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.
5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.
6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.
Örnek metinler: s.92”Akdeniz Bölgesi”

5.etkinlik
gülen ada hikayesinde kişiler tanıtılırken açıklama ve tanımlamaya ,gülen adanın özelliklerini verilirken betimlemeye ve hikayedeki olaylar anlatılırken öykülemeye başvurularak metnin anlatım türünün hikaye olması sağlanmıştır.metnin türünün oluşmasında anlatım türleri önemli rol oynar.

6.etkinlik
yaşamın değişmez olduğunu sanmak açık bir yanılgıdır.



sayfa 64 ve 65 ölçme ve değerlendirme soruları

1-a
2-d
3-d
4-c
5-c
6-a
7-a
8-b
9-b
10-b

S.67


1.A
2.C
3.E
4.C
5.B
6.E
7.B
8.A
9.B
10.A
11.C
12.B
13.E
14.E
15.E
16.E
17.A
18.D
19.E
20.B


Sayfa 73

1.doğada gördüğümüz her varlığın ismi olduğu gibi her insanında bir ismi vardır.isim insanı tanıtan ,diğer insanlardan ayıran bir unsurdur.

2.bilinmeyen varlıkların ismi ,zihinde bir çağrışım uyandırmaz.zihinde çağrışımın uyanabilmesi için ,söylenen varlığın bilinmesi,daha önce görülmüş yada biri tarafından anlatılmış olması gerekir.çağrışım ancak bu şekilde gerçekleşir.

4.bir tiyatro eserinde kişiler ,mekan ve zaman ''olay''etrafında birleşir

5.tarihçi kaybedilmiş bir savaşı,kazanılmış gibi anlatamaz;çünkü tarihçinin görevi gerçekleri tüm çıplaklığıyla ,değiştirmeden aktarmaktır.roman yazarı ise ,hayal gücüne bağlı olarak olaylkarı farklılaştırarak anlatabilir.


1 etkinlik
ÖRNEK:Ağır adamlarla kahveye girdi Hasan.Olanları düşündü bir süre.Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi.Sonra oturdu bir köşeye isteksiz.Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı,kalınca bir sigara sardı.Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.

Örnek :

Hamdi amcamı en son 1960-1961 yıllarında gördüm. Bir iş nedeniyle Ankara'ya gelmişti. Beni görmeden gitmeyi içine sindirememiş, telefon edip geleceğini söylemişti. Tıpkı çocukluğumda babamı beklediğim gibi, camdan cama koşup gelişini bekledim. Uzun yıllar sonra birbirimizi görüp konuşacaktık. Amca yeğen birbirimize sarıldık. Hem sevinçten hem de annemi babamı anımsayıp ağladık. Çocuklarımı kucağına aldı. Onları öpüp öpüp sevdi. Kardeşim Leman Hanım, bunları görseydi, dedi. O gün onu son görüşüm oldu. **düğünü duyduğum zaman ne yapacağımı şaşırdım..
1. doğada her gördüğümüz varlığın ismi oldugu gibi her insanın da bir ismi vardır. insanı tanıtan diğer insanlardan ayrıan unsurdur
2.bilinmeyen bir varlıgın zihinde cagrışması için onun görülmesi hissedilmesi gerekir.
3.onu kendn yapman gerekir
4.bir tiyatro eserinde kişiler mekan ve zaman olay etrafında birleşir
5.tarihci kaybedilmiş savaşı kazanılmış gibi anlatmaz çünkü onun görevi gerçekleri sunmaktır. ancak roman yazarı ise hayal gücüne bağlı olarak olayları farklılaştırabilrir
1. etkinlik:

bir işin nasıl yapıldıgını, bir olusun nasıl gercekleştiğini anlatmaya hikaye etme denir. hakaye etme, olayların birbirini izleyisini zaman, yer vekişiye bağlı düz olarak anlatma işidir. öykülemeli anlatımda temel öge insandır. önce insan daha sonra insandan yola çıkılarak olay ele alınır. ayrıca olay oluş sırasına göre anlatılan (-di) geçmiş zaman kipi ile anlatılır

"refik bey yokuşun yarısına gelince şöyle bir durdu etrafına bakındı. camları tozlu küçücük mahalle bakkalının karşısındaki yangın yerinin arkasından deniz görünüyordu. mendiliyle terini kuruladı. yıllardan beri her akşam işinden dönerken burada bir iki dakika kadar mola verir; uzaktan görünen denize, gemilere gözü takılır; yorgunluğunu biraz olsun giderdiğini anlayınca yokusun ikinci yarısını çıkmaya hazırlanırdı. tepedeki ev i, bakkal dükkanını gecer geçmez, dönemeci döndümü, görünmeye başlayınca, yokuş daha tatlılaşır, yoolun gerisini yürümek kolaylasırdı." (Sabahattin Kudret Aksal. "geceye doğru", yaralı hayvan)

sayfa 75 2. etkinlik: kişi:meros,kral,merosun arkadaşı,bekçi zaman:3 günlük bir süre mekan:sirokuza şehri,orman ve değişik bölgeler. Hadi kolay gelsin...
4.etkinlik
olay=>kefil=merosun başından geçen macera kıbrısın fethi=kıbrısın alınması
kişiler=>kefil=kral,meros,arka daşı kıbrısın fethi=ali paşa,lala,mustafa paşa
zaman=>kefil=krallık dönemi kıbrısn fethi=1500 lü yıllar
mekan=>kefil=sirokuza şehri kıbrısın fethi=kıbrıs
anlatıcı=>kefil=yazar anlatımı(3.kişi) kıbrısın fethi=yazar anlatımı
77 4. metin:

1) Gerçek kişidir. Kendisi yaşadığı bir olayı anlatıyor. Anlatıcı olayı 1. ağızdan anlatıyor.
2) Olayın içindedir.
3)On ikiye Bir Var = Gerçek ( Kendi yaşadığı bir olay)
Kefil= Kurmaca (Bir öykü olduğu için)

Sayfa 79

biz insanlar metni ; ÖYKÜLEYİCİ SANAT METNİDİR.
İLAHİ BAKIŞ ANLATIMI VARDIR.
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR.
on ikiye bir var metni;ÖYKÜLEYİCİ SANAT METNİDİR.
1. ŞAHIS ANLATIM
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR.
kefil metni; 3.ŞAHIS ANLATIM
METİNLERDE ÖYKÜLEYCİ ANLATIMIN ORTAK ÖGELERİ
OLAN OLAY KİŞİ Z**AN VE MEKAN VARDIR
sayfa 80
somut isim:yatak,yorgan,soba,oda
soyut isim:hüzün,z**an,sıcak
12.etkinlik
*-cik,-cağız ekleri sözcüğe küçültme,svgi,acıma anl**ları katar.
*bu anl** -cak,-cek ekleriyle de sağlanabilir.büyü(k)-cek,yavru-cak
*anneciğimin sesini kaç gündür duymuyorum(sevgi anl**ındadır)
çocukcağızın halini gördün mü?(acıma anl**ındadır)
buraya gelirken daracık bir yoldan geçtik.(küçültme anl**ındadır)
Sayfa 81
Soru 1:Kişiler,mekan,yer,zaman olay çevresinde metinde verilmek istenen temayı ortaya koymak için bütünleşmiştir
Soru 2:Kurgulanmış bir olay anlatılmış.Tasarlanmış,hayal edilmiş ve olaydan hareketle oluşturulmuş bir metindir
soru 3:2 ahbap ve ayının karşılaşması sonucu ortaya çıkmıştır
soru 5:Ayı ve iki ahbap:çaresiz kalanların neler yapabilecekleri
biz insanlar:Çaresizlik içinde olan bir insanın durumu
Soru 6:Evdeki hesabın çarşıya uymaması
Soru 7:Kişiler,mekan,zaman ve olay örgüsü metnin temasını ortaya koymak için düzenlenmiş ve aralarında anlam ilişkisi kurulmuştur.
sayfa 82..
1.)yaşanmış (gerçek) bir metindir (istanbulun fethini anlatmıştır bu da tarihimizde yaşanmış bir olaydır.

2.)olay zinciri ;
rumeli hisarı inşa edildi.
donanmanın bir kısmı Haliç'e geçirildi.
tüm hazırlıklardan sonra 29 mayısda fetih gerçekleştirildi.

3.)masal kurgulanmış bir metindir.gerçekle ilgisi yoktur.bu nedenle olay örgüsü ifadesi kullanılır. Ancak gerçek metinlerde ( istanbul'un fethi metninde oldugu gibi) olay zinciri yer alır. Gerçekleşen olaylar zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır.

4) rumeli,gelibolu,edirnekapı,top kapı,anadolu


14.ETKİNLİK
İSİM + İSİM = hanımeli,aslanagzı,çanakkale,b ahçeşehir
İSİM + FİİL = gecekondu,ateşkes
İSİM + FİİLİMSİ = ağaçkakan,göğebakan,dalkıran
Fİİl + FİİL = biçerdöver,dedikodu,uyurgezer, çekyat
SIFAT + İSİM = sivrisinek,açıkgöz,kırkayak

C ) birleşik isimler anlatılamayan bazı kavramları karşılaması açısından önemlidir.

S.84 1 etkinlik
deniz kenarına oturmuş dalgaların kıyıya vuruşunu seyrediyorum.Uzaktan büyük gibi görünen dalgalar köpük köpük noktalıyor yolculuğunu.Tepemde güneş batmaya can atıyormuş gibi karşıma geçiveriyor hızla.Parlaklığı kızıla bırakıyor büyük bir ihtişamla.Artık denizde mavi değil,sereserpe teslim ediyor kendinin güneşe .Dalgaları değil artık yakamozları seyrediyorum bir yaz günü günbatımında

S.86

1.a.simbatın harap bir kaleyi tamir ettirip yerleşmesi,müslümanların dehşet saçmaya başlaması,seyitin yola çıkması,kaleyi dolaşıp gördüğü su ****ğinden içeri girmesi anlatılıyor
2.ETKİNLİK

a. battalname ile ilgili olan 8yy.da olusturuluyor fakat 15.yy da yazIya geciyor temasI battal gazinin kahamanlIgI ..... birde battalname metninden sunlar anlasIlIyor gaza ve cihat anlayIsI tarIm ve hayvancIlIkla ugrasIdIgI ve battal gazinin bir tImarlI sipahi olabilicegi

b.Silah yerine kılıç kullanıldığı,kaleler olduğu,cihat ve gaza anlayışı
2.Tarkan ve Cüneyt Arkın filmleri

3-soru

Metnin yapısını oluşturan öğeler:
olay örgüsü,
kişiler,
zaman,
mekan
*Metnin yapısını oluşturan öğeler arasındaki ilişki:
_Metnin yapısını oluşturan öğeler arasında organik bir bağ vardır.Yaşanan olay belli bir zamanda, belli bir mekanda kahramanlar arasında yaşanır.
Metne bir bütünlük kazandıran olay örgüsünün meydana gelmesini sağlayan yönde budur.
S.87
BATTAL GAZİ DESTANINDAKİ KAHRAMANLARIN TİP ÇÖZÜMLEMESİ TABLOSU
1.a.karakter b.tip c.tip
2.a.dinamik b.duragan c.duragan
3.a.tümü b.tümü c.tümü
4.a.olumlu b.olumsuz c.olumlu
5.a.evet b. evet c.hayr
6.a.var b.yok c.var
7.a.evet b.evet c.evet
8.a.hayır b.evet c.evet
-89-91-92-93-cozumleri
sayfa 94
10.etkinlik
gizemli=etkileyici
beş=on
bir=on
yeşil=derin
karlı=sisli
her=birçok

7.8.9. metin
soru1)beş şehir de atatürkün,üzümcü de üzümcünün,sinekli bakkalda selim paşa konağının
soru2)verilen betimlemelere insan betimlemesi diğer betimlemelerde ise tabiat betimlemesi yapılmıştır
13.etkinlik sizin
10.metin
1)9.hariciye koğuşu metninde görünen dışında kahramanın ruh hali anlatılmış ve ruh çözümlemesi yapılmıştır.
2)yazar hastadır ve sevdiği kızla bir araya gelememektedir.Bütün bunlar yazarın pisikolojisini olumsuz yönde etkilemektedir.yazar,mutsuz ve karamsardır,kendini yanlız hissetmektedir
3)davranışlardan yola çıkarak bir insanın pisikolojik durumunun tahlil edilmesi de betimlemedie.buna tahlil denir

sayfa 95:
1-Atatürk, bir üzümcü, bir zaptiye nazırının oğlu
2-insan tasvirinin yapılmasıdır
11.etkinlik:
fiziksel özellikleri:
-yüzü, bıyıkları, siması, giyinişi, ağzı ve dudakları
ruhsal özellikleri:
-düşünceli hali, durgunluğu, dalgınlığı..


96.sayfa
1- Yazar, kahr**anın psikolojik durumunun betimlemesini yapıyor .
2- kötü ve olumsuz....
3- Bir insanın ruh çözümlmesine tahlil denir.Aynı z**anda bu betimlemedir..
15.ETKİNLİK
BASİT SIFATLAR : küçük , hassas , kalın , bu ...
TÜREMİŞ SIFATLAR : endişeli , keskin , korkunç , binlerce...
97.sayfa
1- Nasıl davrandığını hareket , durumunu göstermek **acıyla anlatılmıştır..
2- Tiyatroda ki kişilerin durumunu ,hal ve hareketlerını anlatıyor diğer betimlemelerde ise ruh halini betimlemektedir..


sayfa 97
1.hürrem sultan metnindeki betimlemeler tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini,durumun açıkl**ak ve göstermek için kullanılmıştır.ayrıca olayın sahnesi ve aksesuarlaı yansıtılmıştır.
2.bu metindeki betimlemeler ,eserde konuşanın hareketlerini,durumunu açıkl**aya yöneliktir.diğer betimleme örneklerinde kahr**anların ruh hali ve mizacını yansıtan betimlemeler yapılmıştır.

16.etkinlik
*-adalardan ve boğaziçinden mektuplar__insandan doğaya
-bu dağlık alan,şimdikinden canlıydı.__insandan doğaya
-tuz keskindir__duyular arası aktarma
*İSTİARE
aralarında benzerlik bulunan iki nesneden birini söyleyerek diğerini kastetmeye denir.istiarede ya kendine benzetilen yada benzeyen bulunur.ikiye ayrılır.
açık istiare
sadece kendisine benzetilenin bulunduğu istiaredir.
arslanlarımız,hollandayı perişan etti.(arslanlarımız)
şakaklarıma kar mı yağdı ne?(kar)
kapalı istiare
sadece benzeyenin bulunduğu istiaredir.
can,kafeste durmaz uçar.(can)
tekerlekler yola birşeyler anlatıyor.(tekerlekler)


Sayfa 98

17.etkinlik
-ev ve aile hakkında__parça bütün ilişkisi
*mecaz-ı mürsel
bir sözcüğü benzetme **acı gütmeden gerçek anl**ının dışında kullanmaktır.bir başka deyişle :bir şeyin parçasını verip bütününü kastetme ;bütününü verip parçasını kastetmedir.
dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal(hilal)
olaya Konya büyük tepki gösterdi(konya)

18.etkinlik
*betimleme öğeleri çıkarılmış metin ile normal metin karşılaştırıldığında betimleme öğeleri çıkarılmış metnin anlatımının daha düz,daha kuru bir anlatım olduğu gözlenir.betimlemelerde
yapılan mecazlar ve benzetmelerle anlatıma kazandırılan ahenk,estetik duyguların uyanmasında önemli rol oynar ayrıca yapılan betimlemelerle anlatılan durum veya olayın zihinde canlandırılması sağlanarak anlatıma gerçeklik katılır.
sayfa 99
görme:sallanıyor,geçiyor,sürü sürü,çekiliyor,loş,düşüyor,doğuyor,cıvıl cıvıl,değiyor.
işitme:çığlık çığlık ,çekiç sesleri,çıngırak,laf atmalar,uğultu
dokunma:esiyor,serin serin,sıcak,ıslak
kokl**a:ter kokuları
tatma:yok


sayfa 100
*sıfatların çoğu çıkarılmış metinde bazı görsel öğelerin öne çıkarılması gereken özellikleri verilmediği için metnin anlatım gücü etkilenmiştir.
*bir,yayvan,ufacık,uzun,dağınık,bir,bir,patlak,sök ük,parça,bu,dört,yanı,duvarlı,tek,kat,basık
toprak,kalın,keskin,incecik,,avuç,pis,bu,
*metindeki görsel öğelerin özellikleri öne çıkarıldığı için anlatım daha ahenkli,daha etkili ve daha gerçekçi bir hal almıştır.

21.etkinlik
*yapılan gözlem çalışmaları sonucunda gözlem yöntemleri hakkında şu sonuçlara varılır:
gözlem yöntemleri:
1.doğrudan gözlem(sınıf gözlemi)
2.hatırda kalmış olayları ve varlıkları hatırl**ayla yapılan gözlem
3.hayale dayanarak gerçekleştirilen gözlem

22.etkinlik:
*uzun ve geniş kanatları ,büyük ve geniş pençeleri ,keskin gözleriyle asaley ve gücün sembolü olan kartallar ,asaletlerine yakışır şekilde yükseklerde yaşar.usta bir avcı olan bu kuş ,yaşadığı yüksek yerlerden keskin gözleriyle geniş bir alanı adeta radar gibi tarar ve bulduğu avının üstüne hedefe kilitlenmiş bir füze gibi süzülür ,güçlü pençeleriyle avını yakalar

SAYFA 101

23.ETKİNİLİK
ben onları numaralandırdım sırasıyla yazıyorum
1-açıklayıcı betimleme: hastalığın sebebini açıkladığından dolayı
2-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
3-açıklayıcı betimleme: kendini açıkl**a, akrabalık bildirme
4-açıklayıcı betimleme: neden sonuç ilişkisi olduğu için
5-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
6-açıklayıcı betimleme: özelliğini belirttiği için
7-sanatsal betimleme: gecenin özelliğinden dolayı
8-açıkşayıcı betimleme: ağız boşluğunun özelliği verildiği için
9-tahlil: ruhsal çözümleme olduğu için
10-sanatsal betimleme: kişinin özelliğini betimlediği için


Sayfa 102

resimlerin betimlemelerini size bırakıyorum...
26.etkinlik:Bir Pazar akş**ı sokağın sessizliğinde ilerlerken,soğuğun iliklerime kadar sızdığını hissetmek,o karanlık içerisinde geride bıraktığım yerlerden sanki gelen sesleri duymak beni öyle ürkütüyordu, öyle korkutuyordu ki bir an hayatın son bulduğu düşüncesine kapıldım...Sanki bitmez bir kış akş**ıydı...
27.etkinlik:betimlemenin kullanıldığı türler:hikaye,roman,destan,şiir,gezi yazısı,deneme yazısı
28.etkinlik:deyim aktarması sel**lara durmuş.sel**l**a insana özgü birşeydir.aktarmanın türü insandan doğaya yapılmış.
aslan miyav demez kükrer t** tersi olması gerekli.
ay danlıyor gökyüzünden deyiminde gökyüzünden üstümüze yağmur yağar.doğadan doğaya.
aslanlarımız yani askerlerimiz demek gerekir.doğadan insana aktarım
güle naz bülbül eder güle naz insan naz eder bu yüzden insandan doğaya aktarım var...
29.etkinlik:1.si dönen insanı anlatıyor.bütün parça ilişkisini anlatıyor.
tencere derken içindekini kas ediyor...bütün parça ilişkisi.


sayfa 104
31.etkinlik
*korkunç,biricik,soluk,iri,kaskatı,geniş,derince,y eşilimtırak
*küçültme anl**ı taşıyan niteleme sıfatları:biricik,kısacık,derince,ekşimsi,yeşilimt ırak
*-cik,-ce,-msi,-mtırak ekleri sıfatlara küçültme anl**ı katan eklerdir.
sayfa 105 32.etkinlik

eşitlik:ceviz kadar,senin kadar
üstünlük:daha yeşil,daha büyük
en üstünlük:en büyük,en zararlı
aşırılık:çok çalışkan,pek güzel,pek nezih,pek sevimli
sayfa 105 33.etkinlik
her insan:belgisiz sıfat
herkes:belgisiz z**ir
hangi:soru sıfatı
hangileri:soru z**iri
bu:işaret sıfatı
buraya:işaret z**iri
o:işaret sıfatı
orası:işaret z**iri
yaşlı:sıfat
yaşlılara:z**ir

ölçme değerlendirme
1.açıklayıcı betimleme ve sanatsal betimleme
tahlil
simgesel betimleme

2.d
d

3.a
4.d
5.a
6.c
7.c
8.b
9.c
10.e
11.e
12.b
13.b
14.c
15.d
16.a
17.cümlesinde burun sözcüğünde insandan doğaya deyim aktarması vardır.organ adı olan burun sözcüğü coğrafi bir terim olarak kullanılmış ve insandan doğaya bir aktarma yapılmıştır.
18.ad aktarması uzun kol sözcükleriyle yapılmıştır.uzun kolla kastedilen uzun kollu giysidir.cümlede parça -bütün ilişkisine dayalı ad aktarması vardır.
19.betimlemeler yapılırken tasvir edilen varlığın özellikleri ayrıntılarıyla verilmek istenir.varlıkların niteliklerini tanıtan ,onları belirten sözcük türleri de sıfatlardır.bu yüzden betimleme yapılırken sıfatlardan yararlanılır.


Sayfa 110

1-bülbül şiirinin yazılış sebebini mehmet akif ersoy şöle açııklar:"Bu manzume yazılırken Yunan istilası altındaki topraklarımıza,hususiye ßursa'ya dair,elim haberler geliyordu;tetkikine de imkan yoktu."
3-şiirdeki imgler ** özellikleri;
sular zaten kararmıştı--akş**ın olması
ıssız bir karanlık--gece
hilkat kesilmiş lal--bütün varlıkların sessizliği
dönüp meziye tırmandım--geçmişi hatırl**ak
eninler çağlayıp durdu--inleyişler,iniltiler
ağaçlar,taşlar ürpermişti,güya Sür-ı Mehşer'di--kıy**at günü
hazan ağlar baharımda--kötü kader,nasipsizlik
4-metindeki ses benzerlikleri;kelime ** cümle düzeyindeki tekrarlar,kafiyeler ve yapılan söz sanatları ahenk unsurları olarak kullanılmıştır.
5-şiirdeki kelime ve cümle seviyesindeki tekrarlar anlatımı güçlendirmek **acıyla ahenk unsuru olarak kullanılmıştır.
6-şiirde İzmir'in işgali üzerinde duyulan üzüntü bülbülün feryatları iLe dile getirilmeye çalışılmış ve şairi "ben" kelimesiyle "halkın" duygularını dile getirmeye çalışılmıştır.
2.ETKİNLİK
şiirde geen "o,ne,sen,ben" szöcükleri isimlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.ßu z**irler isimlerin yerini tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.
3.ETKİNLİK
vadiyi sarmıştı--kapl**ak
taşarken haşrolup beynimde--çok,fazla
zal**ın sinesinden fışkıran--çıkmak(ses)
eninler çağlayıp durdu--dev**lılık
kıy**etler koparmak--bağırmak
bir d**lacık göğsünde--çok küçük
hiç bilmez afakım--hayat
serilmiş gövdeler--insan .....


sayfa 111 2. etkinlik

*şiirde geçen ''o,ne,sen,ben''sözcükleri ismlerin yerini kişi,soru ve işaret yoluyla tutarak z**ir görevinde kullanılmıştır.bu z**irler isimlerin yeri tutarak ve kendilerinden önceki cümlelerle anl** ilişkileri kurulmasını sağl**ak **acıyla metinde görev almıştır.


sayfa 111 3. etkinlik

vadiyi sarmıştı.__kapl**ak
serilmiş gövdeler__insan
bir d**lacık göğsünde__çok küçük
zal**ın sinesinden fışkıran__çıkmak(ses)
hiç bilmez afakım__hayat
sayfa 111 4. etkinlik
*verilen şiirde geçen ilk çağ ırmakları,sedef eller,çağlar,katı bir yalnızlık,yabancı,gök,ölü sözcük ve sözcük grupları kendi anl**larının dışında farklı anl**lara gelecek şekilde ,çağrışım yapacak şekilde kullanılmıştır.


sayfa 111 5. etkinlik
*''bülbül''ve ''yok gibi yaş**ak''şiirleri lirik bir anlatım kullanılarak oluşturulmuş ve şiirlerde bir mutsuzluk teması işlenmiştir.''bülbül''şiirlerinde izmir'in işgali üzerine duyulan mutsuzluk ''yok gibi yaş**ak''şiirlerinde de yalnızlıktan kaynaklanan bir mutsuzluk dile getirilmeye çalışılmıştır.


sayfa 111 6. etkinlik
*şiirde geçen ''ben ,sen,kendim''z**irleri kişi isimlerinin ;''bu,her şey,bunlar ''z**irleride varlık isimlerinin yerini tutması için kullanışmıştır.


sayfa 111 7. etkinlik
-*''kaç defa elime bir sopa alıp bunları önüme katarak kendi ormanlarına doğru sürmek arzusunu duydum.
*onun için değilmidir ki ben araların da dolaşıken kaba kaba sırıtırlardı ve sağ tarafımda bir boş torba gibi sallanan yenimle oyn**aya kalkışırlardı.

*zira sağ kolumu,ben onlar için kaybettim.
----metinde kullanılan z**irler,isimlerin yerini tutarak cümleler arasındaki anl** ilişkisinin kurulmasını sağl**ıştır.

sayfa 112 8. etkinlik
şahıs z**irleri
teklik:sen,ben,o,kendi,kendim
çokluk nlar

işaret z**iri
teklik:bu,şu,o,bura
çokluk:bunlar

belgisiz z**ir
teklik:bütün kimse,hiç kimse,herkes
çokluk:yok.

soru z**iri
teklik:ne
çokluk:neler

-isimlerin yerini kişi,işaret,belgisizlik ve soru yoluyla tutan z**irler bu ayrıma göre sınıflandırılır.

-z**irler metin içindeki isimlerin yerini tutarak ,cümleler arasında anl** ilgisi kurulmasında görev alır.

4 ve 5.metin soruları
*sen ben o şiiri üç şahıs arasındaki bağl**da verilmiş ve metni oluşturan parçalar bu üç şahıs arasındaki ilşikileri verecek şekilde biraraya getirilmiştir.

*dünyanın bütün çiçekleri şiiri öğretmen -öğrenci bağl**ında verilmiş ve şiiri oluşturan parçalar öğretmen-öğrenci arasındaki bu sevgi bağını verecek şekilde birarya getirilmiştir.

sayfa 113. 9.etkinlik
*''sen.ben.o ''şiirindeki şahıs z**irleri:ben,sen,o__tekil
*dünyanın bütün çiçekleri şiirindeki şahıs z**irleri:
ben:tekil
siz,onlar:çoğul
----*kişi z**irleri ,kişi isimlerinin yerine kullanılan z**irlerdir.dolayısıyla bir isme bağlı olmadan bütün kişileri karşılayabilirler.kaps**ları isimlerden çok daha geniştir.gerektiğinde bütün isimleri ifade ederler.

sayfa 114 10.etkinlik
*şiirdeki şahıs z**irler:''ben,bizve kendim''dir.
*kendim dönüşlülük z**iri ,ben z**irini pekiştiren z**irdir.
*kendi dönüşlülük z**irinin şahıs z**iriyle birlikte kullanılması anl**ının pekiştirilmesini sağlar.
*yaşlı ad** kendi kendine gülüyordu.
bunu sen kendin istedin.
*saygı anl**ında ''sen''yerine ''siz''z**iri kullanılabilir.
''siz önden buyurun''
övünme **acıyla ''ben'' yerine''biz''z**iri kullanılabilir.
bizmde bir bildiğimiz var.


Sayfa 115 7.ve 8.metnin soruları
1.beni unutma şiirindeki şair''sevdiği''kişiye, ''bizim memleket''şiirinde ise şair ''memleketinin insanlarına''seslenmektedir.
2.bu şiirlerin yazılış **acı duyguları harekete geçirmektir.
3.'bizim memleket''şiirinde
vatan sevgisi iyimser bir şekilde , bülbül şiirnde ise kar**sar bir şekilde ele alınmıştır.


sayfa 115 11.etkinlik
*şairler içinde bulundukları ruh hallerine göre aynı duyguyu farklı yorumlarla dile getirebilirler.


daha çok haber kipleri kullanılmıştır.
sayfa 115 12.etkinlik

*beni unutma ve bizim memleket şiirlerindeki varlıkların yerini işaret yoluyla tutan veya varlıkları işaret yoluyla belirten sözcükler:

o saatler -işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
o çılgın rüzgar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
şu yollar-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
o iller-işaret sıfatı (varlığı işaret yolula belirtiyor.)
orada -işaret z**iri (varlığın yerini işaret yolula tutuyor.)

sayfa 115 13.etkinlik
-metinde geçen işaret z**irleri ve işaret sıfatları:

işaret sıfatları
bu tükenmez musiki
bu orman
o alev gömleği
bu yağmur
bu kıldan ince yağmur
bu rüzgar
bu has ekmek

işaret z**iri

orada
bunlar göz pınarları
bunlar göz yaylası
bu mu

sayfa 116 14.etkinlik
*bu
işaret z**iri:bu,diğerinden daha güzel.
işaret sıfatı:bu kitap daha güzel.

*şu
işaret z**iri:şu,benim arkadaşım.
işaret sıfatı:şu ad** az önce seni sordu.

*o
işaret z**iri,bizim arab**ız.
işaret sıfatı araba bizim.

*böyle
işaret z**iri:ben de böylesini görmedim.
işaret sıfatı:böyle insanlarla karşılaşınca dikkatli ol.

sayfa 116 15.etkinlik

*bu düşünceler içerisinde gecenin karanlık saatlerinde yalnız başıma yürüyordum.böyle birşey nasıl olabilirdi?bütün bu olanlar hayata olan bağlılığımı azaltmıştı.böyle şeyler demek ki herkesin başına bu şekilde gelebiliyormuş.

sayfa 116 16.etkinlik
*''onlarla ağl**ış ,onlarla gülmüşüm__onlar(türküler)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

*o gitmek istedi.__o(çocuk)insanın yerini tutmuştur.

*bir şey var sanki onu soruyorum.__o (nesne)insan dışı varlığın yerini tutmuştur.

sayfa 117 9.metin soruları

1.yazar içindeki duyguları belirtmek için metni yazmıştır.
2.yazar metinde kişisel duygularını dile getirmiştir.
3.metnin teması ''sevgi''dir.metindeki sevgi temasını işlemek için cümleler bir araya getirilmiştir.
4.metinde geçen ''kimsiniz,neye''sözcükler ismin yerini soru yoluyla tutan sözcüklerdir.

sayfa 117 17.etkinlik
*şiirlerde ,öykü,roman ve tiyatro eserlerindeki içe dönük konuşmalarda coşku ve heyecana bağlı anlatım kullanılır.
*lirik anlatımla oluşturulmuş metinlerde dil heyecana bağlı işlevinde kullanılır.
''nihayet gönlüme baharı getiren sesiniz.
''benim ezeli melikem''gibi


sayfa 125
inceleme
1.çanakkale destanı metnide çanakkale savaşı ve savaşa katılanlar ,savaşın önemi ve büyüklüğü vurgulanacak şekilde destansı bir anlatımla ele alınmıştır.
2.şair şiirinde çanakkale savaşına ve savaşa katılan kişilerin özelliklerine (ırkları,renkleri)değinmiş,savaşta yaşanılan olaylara olağanüstünlükler katarak destansı bir anlatımla konuyu işlemiştir.
3.verilen şiirde çanakkale savaşı destansı bir anlatımla ele alınmış ,adeta savaş sahnesi ,savaşın büyüklüğü ve dehşeti gözler önünde canlandırılmaya çalışılmıştır.

sayfa 125 5.etkinlik
*şiirde iş,oluş,hareket bildiren kelimelere örnekler;
''yükleniyor-diksem-sarılmış-gelmiş-veriyor-saçıyor-yırtılmasa-kustu-edecek-ettin-dedirir''gibi..

görülen geçmiş z**an:kuştu,döktü,dedi,çiğnetmedi,ettin,parçaladın
öğrenilen geçmiş z**an:sarılmış,uzanmış,gelmiş,durmuş
şimdiki z**an:kaynıyor,duruyor,bakıyorsun,parçalıyor,kaldı rıyor, yükleniyor
gelecek z**an:edecek,taşacaksın,çiğnetmeyecek
geniş z**an:eder,bilmem,ister,boşanır,siner,dedirir

dilek kipleri
istek kipi:gömelim
şart kipi lmasa,duys**,diksem,uzats**,çats**,bekletsem ,etse m,sars**,öpse,baksan
gereklilik kipi:yok
emir kipi:seyret,gel,kazsın,isteme,çiğnetme

sayfa 125 6.etkinlik

metindeki fiiler
verdi:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
ilettiler:görülen geçmiş z**an,3.çoğul kişi
çöktü:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
yat:emir kipi,2.tekil kişi
duydu:görülen geçmiş z**an,3.tekil kişi
geliyordu:şimdiki zmanın hikayesi,3.tekil kişi
oyalanmasın:emir kipi,3.tekil kişi
gösterelim:istek kipi,1.çoğul kişi
çıkarmayalım:istek kipi,1.çoğul kişi
*bir cümledeki yargının ,,cümleyi söyleyenin niyeti açısından kazandığı özelliğe göre kip ve kişi ekleri önem kazanır.
*okunan destansı anlatımla oluşturulmuş metinlerde


sayfa 126 7.etkinlik


anl**larına göre fiiller
kılış fiileri(nesne alabilen fiil)
aldı-buyur etti-derim-alır-dersiniz-bas-düşürdün-ver-çevrildi-kurarlar

durum fiileri(nesne almayan fiil)
oturmadı-baktılar-başladı-dedi-döndü-saldıracaklar-konuştu

oluş fiileri(öznedeki değişimin z**anla fark edildiği fiil)

unut-ol-ittifak eyle
sayfa 127 2 ve 3.metin
1.''kanije kalesinin fethi ''metnindeki kanije kalesinin fethi konusu gerçekçi bir diile ele alınmıştır.''genç osman''metninde de bağdat'ın fethine katılan genç osman adlı bir asker konu edinilmiştir.

2.''kanije kalesinin fethi''metni tarihi bilgilere dayanılarak gerçekçi bir dille işlendiği için gerçekçi bir özellik kazanmıştır.''genç osman ''metni ise tarihi bir olayı destansı bir anlatımla ele aldığı için daha etkileyicidir.

3.''kanije kalesinin fethi''metni tarihi bir olay hakkında bilgi vermek için yazılmıştır.bu yüzden sade,gerçekçi bir anlatımı vardır.''genç osman ''metninde de tarihi bir olay anlatılmış fakat bu anlatıma yiğitçe,destansı bir anlatım katıldığı için anlatım daha etkileyici olmuştur.

sayfa 127 8.etkinlik

isim -fiiler (-ma,-iş-mak)
olmak,çıkmak,kurmayı

sıfat fiilller( acak,-an-ası-dık-maz-miş)
geçtiği,işlediği,olduğu,bulunduğu,planlayan,buluna n,dediğin,gittiği

zarf fiiler (ıp-ince-arak-ken-madan-dıkça-maksızın-r-maz vb
çıkıp,üzereyken,geçirerek,deyip,gönderip,vazgeçip, sevk edip,ulaşmadan

sayfa 127 9.etkinlik

keskin
kökleri:kes-kin
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:yok
fiilimsimidir?:fiilimsi değildir.
fiilimsi ise türü nedir?:yok

uyku
kökleri:uyu-ku
fiilimsi eklerini almış mıdır?:yok
olumsuzluk şekilleri varmıdır?yok
fiilimsi midir:fiilimsi değildir
fiilimsi ise türü nedir?:yok

bilmeyerek
kökleri:bil-me
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-erek
olumsuzluk şekilleri varmıdır?:bilme-yerek
fiilimsi midir:filimsidir
fiilimsi ise türü nedir?:zarf-fiil

patl**aya
kökleri atla-t
fiilimsi eklerini almış mıdır?:-ma
olumsuzluk şekilleri varmıdır? atlat-ma-maya
fiilimsi midir:fiilmsidir
fiilimsi ise türü nedir?:isim-fiil

sayfa 128 10.etkinlik

*''çanakkale destanı '' metninde kaynıyor kum gibi ,tufan gibi mahşer mahşer,öteden saikalar parçalıyor afakı,beriden zelzeleler kaldırıyor a'makı,ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer ,o ne müthiş tipidir:savrulur enkaz-ı beşer ....'gibi ifadelelerle savaş sahnesi ve savaşta Türk askerlerinin yaptıkları ,olağanüstü özellikler katılarak anlatılmaya çalışılmıştır.
''oğuz kağan destanında ise oğuz kağan'ın özellikleri ve yaptıkları olağanüstü özellikler (bu oğul anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi.çiğ et,çorba ve şarap istedi.dile gelmeye başladı. kırk gün sonra büyüdü....vb)katılarak anlatılmıştır.

*bu anlatılan olağanüstü olaylar ve kişiler anlatımın da olağanüstü bir özellik kazanmasını sağl**ıştır.

sayfa 128 11.etkinlik

*destansı anlatımlar,destanlarda yer alan olağanüstü olayların ,yiğitçe ve meydan okuyan ,kahr**anlıkları anlatan havasını yansıtır.destansı anlatımlarda ,tarihte yaşanmış önemli olaylar ve kahr**anlıklar destan havası içinde anlatılır.

sayfa 128 12.etkinlik

DESTANSI ANLATIMLA OLUŞMUŞ METİNLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

---tarihi konular ve kahr**anlıklar işlenir.
---olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
---yapıp ,etmeler yani fiiller ön plandadır.sürekli hareket vardır.
---etkileyici bir özellik taşır.
---destan türünün yiğitçe havası vardır.


sayfa 130 14.etkinlik

ek fiil:bayılmıştı
eklendiği kelimenin türü:fiil
isimlendirme:öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi

ek fiil:senedir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

ek fiil lurs**
eklendiği kelimenin türü:fiil
isimlendirme:geniş z**anın şartı

ek fiil:değil midir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı

ek fiil:kuvvetlidir
eklendiği kelimenin türü:isim
isimlendirme:ek fiilin geniş z**anı
sayfa 130 15.etkinlik

*yapıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
*arıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
*bayılıyorum----şimdiki z**an,1.tekil kişi
*yapıyorum---şimdiki z**an,1.tekil kişi
*böler---geniş z**an,3.tekil kişi
*dolar---geniş z**an,3.tekil kişi

*''alıyorum,yapıyorum,bayyılıyorum ve arıyorum ''fiilleri şimdiki z**an kipinde çekimlendikleri halde ''geniş z**an anl**ı vermektedir.

*fiillerdeki bu anal** kayması fiilerin farklı anl** ve z**anlarda kulllanılmasına olanak sağl**ıştır


sayfa 130 anl**a ve yoruml**a 16.etkinlik
---leyla ile mecnun ,kerem ile aslı,ferhat ile şirin gibi halk hikayelerinin içinde hayal unsuru ve olağanüstü ögelerin yer alması hikayelerin destansı anlatıma örnek olmasını sağlar.



17.etkinlik

destansı anlatımın kullanıldığı edebi türler

roman
hikaye
tiyatro
şiir
destan

19.etkinlik

*hasta:arkadaşım çok hastaymış.----------ek fiilin öğrenilen geçmişi,3.tekil
lezzetli:yemek çok lezzetliydi.-------ek fiilin görülen geçmişi,3.tekil kişi
okuyan:gerçeği bilen okuyandır.-----ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi
bahar:ya gelen baharsa.-----ek fiilin şartı,3.tekil kişi
doktor:kardeşim doktordur.----ek fiilin geniş z**anı,3.tekil kişi



20.etkinlik

*bunu ona ulaştıtırsan çok memnun olurum.(geniş z**an -1.tekil şahıs)
*onu uyarmasaydınız ,aşağıya düşmüştü.(öğrenilen geçmiş z**anın hikayesi-3.tekil şahıs)
*lütfen buraya park etmesin(emir kipi-3.tekil şahıs)
*sınavı kazanmak için daha çok çalışmalısın(gereklilik kipi-2.tekil şahıs)

21.etkinlik

*kırmızı kaplı kitap benim.
*bugün hava çok güzel.
*bu öğrenci çok çalışkan.


sayfa 132 ölçme ve değerlendirme

1.*bir fiile -en,-esi,-mez,-er,-dik,-ecek,-miş ekleri getirilerek sıfat-fiiller türetilir.
*bir fiile -iş,-me,-mekekleri getirilerek isim-fiiller türetilir.
*bir fiile -ip,erek,ince,dikçe,eli,ken,meden,diğinde ,meksizin,cesine,e,ir,mez,esiye ekleri getirilerek zarf fiiller türetilir.

2.y,y,,d
3.b
4.b
5.d
6.b
7.b
8.*olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
*destan tütünün yiğitçe havası vardır.
*sürekli harket vardır.
*etkileyici bir özellik taşır.
*yapıp etmeler yani fiiler ön plandadır.


9.iki görevi vardır.
1.isimlerin ve isim soylu sözcüklerin sonuna gelerek onları yüklem yapar.

o,çok iyi bir insandı.
bana bunları anlatan sendin.

2.basit z**anlı fiileirn sonuna gelerek bu fiilleri birleşik z**anlı fiile dönüştürür.

yarın bize geliyormuş.
ne z**andır bu kitabı okuyorum.


sayfa 133
1.toplum düzeni belli kurallarla sağlanmıştır.insanlar toplum içerisinde kanunlarla belirlenmiş kurallara ,örf ve adetlere göre hareket eder.
2.alıcıyı belli bir alana kanalize etmek ,yönlendirmek ve telkin etmek **acıyla emredici ifadeler kullanılır.
3.''dur,sus,kalk''gibi emredici ifadeler söylenen eylemleri gerçekleştirmeye zorlayan ifadeleridir.
4.trafik levhaları ,trafikte uyulması gereken kuralları bildirir.

1.ETKİNLİK
Kanunun hükmü ve **irin emri
Madde 24 - (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hâli
Madde 25 - (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.


SAYFA 134

1.’’şeyh edebali’nin vasiyeti’’nde şeyh Edebali, osman gaziye neleri yapıp neleri yapm**ası gerektiğinin öğüt niteliğinde söylediği için emredici anlatım kullanılmıştır.

2.metinde dil ‘’alıcıyı harekete geçirme işlevi’’nde kullanılmıştır. sabretmesini bil,üç kişiye acı,açık sözlü ol’’gibi ifadeler buna örnektir.

3.gönderici ......... ileti....... kanal ....... alıcı
(şeyh edebali ) ( öğütleri) ( söz ) (osman gazi)


bağl**
(vasiyet)

*metindeki, ileti değeri taşıyan cümleler :
-artık beysin
-uysallık ,gönül almak ,katlanmak ,hoş görmek ,adalet,bağışl**ak sana...
-sabretmesini bil.
-şunu da unutma:insanı yaşat ki devlet yaşasın.
-***** ,atanı say!
-açık sözlü ol!her sözü üstüne alma!
-gördüğünü görme! bildiğini bilme!
-sevildiğin yere sık gidip gelme!
-cahil arasında alime ,zenginken fakir düşene ve hatırlı iken itibarını kaybedene acı .
-yüksekte yer tutanların ,aşağıdakiler kadar emniyette olmadığını unutma.
-haklıysan mücadeleden korkma!
2.ETKİNLİK

*yukarıda verilen emir,öneri ve telkin mahiyetindeki ifadelerin metinde kullanılması metnin emredici bir anlatım özelliği kazanmasını sağl**ıştır.
SAYFA 135


1.emredici anlatımların öğretici ve açıklayıcı yönleri de vardır.verilen metinlerin de öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.

2.metinlerdeki ifadeler geniş z**an bildirecek şekilde verilmiştir.bu ifadeler kanun ve kuralların her z**an geçerli olacağı anl**ını vermektedir.


sayfa 136


3.etkinlik
*şeyh edebalinin vasiyeti:şeyh edebalinin osman gaziye verdiği öğütler bildirilmiştir.osman gazi nezdinde bütün okuyucuların metinde verilen öğütleri bilmesi ve uygul**ası için yazılmıştır.

1982 anayasası :türkiye cumhuriyetinin kanunlarını bildirmek **acıyla yazılmıştır.
öss kılavuzu:öss'ye giren adayların uymaları gereken kuralları bildirmek **acıyla yazılmıştır.

4.etkinlik

*şeyh edebalinin vasiyeti metninde ikinci tekil şahıs z**iri ve ikinci tekil şahıs iyelik ,ikinci tekil şahıs bildirme ekleri sıkça kullanılır.bu eklerin sıkça kullanılması anlatımın emredici bir özellik kazanmasında etkili olmuştur.

*''1982 anayasası ''metninde üçüncü tekil şahıs z**iri ve geniş z**anı kipi sıkça kullanılmıştır.bu eklerin sıkça kullanılması anlatıma her z**an geçerli olan bir emredicilik anl**ı katmıştır.

*öss kılavuzu metnindede ikinci çoğul z**iri ve emir kipi sıkça kullanıldığı için anlatıma emredici bir özellik katmıştır.
5.etkinlik


değiştirilemez-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
teklif edilemez -----geniş z**an(olumsuz)------telkin
tanın**az-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
ol**az-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
yapıl**az-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
devredilemez-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
dokunul**az-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
kullanıl**azlar-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
tabi tutul**az-----geniş z**an(olumsuz)------telkin
başlaya bilirsiniz-----geniş z**an--------telkin
unutmayınız-----emir kipi-------emir
kullanmayınız-----emir kipi-------emir
buruşturmayınız-----emir kipi-------emir
koymayınız-----emir kipi-------emir
katl**ayınız-----emir kipi-------emir
taşırmayınız-----emir kipi-------emir
bırakınız-----emir kipi-------emir
sayılacaktır------gelecek z**an------telkin
düşülecek------gelecek z**an------telkin
olacaktır------gelecek z**an------telkin

*cümlelerin emir,öneri veye telkin anl**ı taşıması fiililerin çekimlendiği kiplerle ilgilidir.

6.etkinlik

emredici anlatımın özellikleri

*emredici anlatımda emir,telkin ve öneri anl**ı taşıyan ifadelere yer verilir.

*emredici anlatımın uyulması beklenen bir bir üslubu vardır.

*cümlelerde fiililer hakimdir.

*emredici anlatımın öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.

*emredici anlatımda dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.


sayfa 137

7.etkinlik

*kafasına koy-.... .....anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*kaleme al-.........anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*gözüne gir- ....... anl**ca kaynaşmış birleşik fiil
*hareket et -...........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*mutlu ol-............yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*memnun ol-.........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*hissetmek-........yardımcı fiille kurulmuş birleşik fiil
*bileme-......kurallı birleşik fiil
*söyleyiver-.....kurallı birleşik fiil
*öleyaz-....... kurallı birleşik fiil
*verebil-.......kurallı birleşik fiil
*yapadur-....kurallı birleşik fiil
*koşuver-.......kurallı birleşik fiil
*bakakal-.......kurallı birleşik fiil
sayfa 138

8.etkinlik

*yazabildi----yeterlilik
*koşuver-----tezlik
*gidedur------süreklilik
*düşeyazdı------yaklaşma

10.etkinlik

*davranmalıdırlar.
bulundurul**az
yapıl**az
bulunul**az
verilemez
yakalan**az
tutuklan**az
sürgün edilemez
suçsuz sayılır
suçlu sayıl**az
yoksun bırakıl**az
olmalıdır
özendirmeli
geliştirmelidir

*metinde geçen bu fiillerle insanların yapması veya yapm**ası gerekenler bildirilmiştir.altı çizili olan fiiller edilgen çatılı fiillerdir.yani fiiilin bildirdiği yargıyı yapan belli değildir.



sayfa 139

4.metin

fiil---------------------------fiil çatısı
gerekiyordu(korum**) ------etken
yaptım----------------------etken
gerdim-----------------------etken
yatmıyordum---------------etken
yatıyordum----------------etken
veriyordu------------------etken


5.metin

fiil---------------------------fiil çatısı
gerekiyordu(korunması)-------edilgen
yapıldı-----------------------edilgen
gerildi----------------edilgen
yatılmıyordu-------------edilgen
yatılıyordu---------------edilgen
veriliyordu----------------edilgen

*fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olduğu durumlarda etken çatılı fiiller ,fiilin bildirdiği iş,oluş veya hareketi yapan kişinin belli olmadığı durumlarda da edilgen çatılı fiiller kullanılır..


Hazırlık çalışmaları
S.160

1.Sorunların çözümünde başkalarının fikirlerini almak herzaman iyidir. Çünkü bizim düşünmediğimiz yada aklımıza gelmeyen birşeyi başkası akıl edebilir yada düşünebilir..

2.Tartışmada düşünceleri açıklarken, sakin olmak gerekir en başta.Karşı tarafın tepkisi ne olursa olsun mümkün olduğunca alttan almalı ve iyi niyetli olmalıyız.
Ve tartışma yaparkende örnek,kaynaklar ve kendimizi iyi ifade etmeliyiz...

3.Agust Bloni'ye ait bu sözde aslında tartışma yokken, iki insanın bir konuda zıt görüşlü olması ve bu yüzden bu görüş sayesinde tartışmanın ortaya çıkmasını anlatıyor..
1.Metin cevapları

1.Bu metinin yazılış amacı, Geçmiş dönemlerde Türk Tiyatrosunun batıyı taklit ederek başarısız olduğunu ve sonraki yıllarda kendimize has bir tarz oluşturarak batı etkisinden uzaklaştığımızı ve daha başarılı olduğumuzu anlatıyor..

2.Soruyla başlamıştır. Ve örneklendirmeler yaparak konuya devam etmiştir..

3.Gözlemci bakış açısıyla yazılmıştır ve karşılaştırmalar yapılmıştır örnek verilerek..
4.Katkısı olmuştur, konuyu açıklaması hakim olması ve örnekler vermesi bunu gösterir.
5.Göndergesel işlevde kullanılmıştır. Ayrıca örneklendirmeler,yazar isimleri ve kaynaklar gösterilmiştir..

2.Etkinlik

1.* Bu soru yüzyıldır tartışılıyor (zaman zarf)
* En az bir doksan yıl için çizilş oldu (zaman zarfı)
* Çoğu zaman (zaman zarfı)

2.Farklıdır çünkü örnek vericek olursak ;

'' Okula gittim '' cümlesi sadece birşeyi belirtir durumu belirtir. Ama ;
'' Bugün okula gittim '' cümlesinde daha ayrıntılı bir zaman işareti vardır yani burada zaman daha belirgindir..

S.162 / 2.metin

1.Yine soruyla başlamıştır..
2.Burada yazar kişisel bilgileri eklemiştir. Örnek cümleler : -Bence ve
diye söz aldı A.

3.Etkinlik
(tabloyu yapmadık , hoca işaret koymayın hiçbirine dedi, fazlada durmadık üzerinde)

* Bundan hareketle tartışmacı anlatımda kelime ve cümlelerin özelliklerini belirleyin..
- Tartışan kişi konu hakkında belli bir bilgiye sahip olması gerekir, kendini ifade ederken gereksiz söz tekrarından ve karmaşık kelimelere yer vermemesi gerekir.Kendi düşüncelerini kısa,kesin ve uygun bir üslupla kullanması gerekir..

S.163
Anlama ve yorumlama / 7.Etkinlik


*Dil göndergesel işlevde kullanılır.
*Tartışılan konunun tartışılabilir nitelikte olması
*Açık ve kesin ifadelerin olması
*Bir konu hakkında söz söyleyenlerin yani tartışanların o alanda uzman veya bilgili olması gerekir
*Ve 2 zıt düşüncenin konusu ele alınır..


10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 183
Hazırlık
1-üniversiteyi bitirmiş iyi gelirli bir işe sahip olmak isterdim(tabi bu benim fikrim)
2-gelecek nesillere temiz,barış içinde,savaşın olmadıgı...bir dünya bırakmak isterdim
3-teknolojik gelişmeler olsun ama zararları da ortadan kalksın
1.ETKİNLİK:
*ÜTOPYA:gerçekleşmesi mümkün olmayan hayaller
*ortak özellikler:-hayalidir -gerçekleşmesi mümkün degildir

10.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Etkinlik Cevapları 184 1. Ütopya
Thomas More, kendisinden sonra gelen bütün “toplum mühendislerini” etkileyecek bir kavram olan ütopya sözcüğünün isim babası olmasaydı, belki de yalnızca İngiliz siyasi tarihinde bir madde olarak kalacak ve onurlu mücadelesi pek bilinmeyecekti. Oysa, 1478 doğumlu Sir Thomas Moore, Kral’a, hayatı pahasına da olsa HAYIR demesini bilen ve inançlarını hiç bir baskı altında değiştirmeyen bir kişiydi. Farklılıkları daha Üniversite eğitimi sırasında belirmeye başlamıştı. Oxford’da Grekçe ile tanışmış ve Grek düşüncesini yeniden araştıran İtalyan Rönesanssına sempati duymuştu. Bu eğilimi ailesi ve otoritelerin tepkisini çekince, dostu Erasmus’un da etkisiyle hukuku seçti. 1504 ise, parlamentoda - VIII.Henry’nin vergi isteğine karşı çıkan- muhalif bir üyeydi. 1514’de şövalye de oldu.
Kral, pek hoşlanmamakla birlikte, giderek popülerleşen, bilgisi ve tavırları ile sivrilen More’la ilişkilerini sıcak tutmaya çalıştı. Önce Adalet Bakanlığına getirildi More. Ancak, mahkemeye işi düşenlerden hediye almayı reddederek teamülleri çiğnedi! Ardından Kral’ın boşanma isteğini reddetti. Böylece sarayla arası açıldı ve 1532’de istifa etti bakanlıktan. Davet edildiği evlilik törenine de katılmadı. 1534’de VIII. Henry’nin parlamentodan geçirdiği “Üstünlü Yasası”nı da inançlarına ve hukuka aykırı bulduğu için kabule yanaşmadı ve kralın papadan üstün olduğuna dair yemin etmeyi reddetti. İpler gerilmiş, kılıçlar çekilmişti artık. Suçu idamı gerektirmiyordu, ancak yalancı tanıklıklarla “vatana ihanet ettiği” saptandı..! Tavrından vazgeçerse affa uğrayacağı söylendiği halde, inançlarını çiğnemedi, vicdanının sesine uydu ve başını cellada vermekten imtina etmedi (1535). Gerçek bir aydındı Thomas More...
Kavram olarak Ütopya
Kuzey ülkelerinde Rönesans, İtalya’dan sonra başladı ve hemen reformla karışmış bir duruma geldi. Bu nedenle dinsel etkilenmişliği vardı, anarşist ve ahlakdışı değildi. Tersine sofuluk ve kamu erdemiyle ilişkiliydi. Bu akımın örnekleri aynı dönemde yaşamış ve arkadaş olan Erasmus ve Sir Thomas More’dur. İkisi de meslekten filozof değillerdi, sistematik her şeye karşı hoşnutsuzluğu temsil ediyorlardı ve Skolastiğe olan tepkiyi belirleyen de bu hoşnutsuzluktu.
Konuya balıklama dalmadan önce, sözcüğün sözlüksel bir tanımını vermek istiyorum. Ana Britanica’nın Ütopya maddesi şöyle ; “yaşayanlarına kusursuz bir düzen içinde var olma olanağı sağladığı kabul edilen ideal ülke”. Kelimenin çağrışımı ise, “olanaksız ölçüde idealist” reformcu görüşlere temel olmuştur(tabii buradaki idealizmi felsefi idealizmden ayırmak gerekiyor). Sözcük ilk olarak Sir Thomas More tarafından 1516 yılında telaffuz edildi. Terimi yunanca qu (değil) ve topos(yer) sözcüklerinden türeten More, olmayan yer anl***** gelen sözcüğü, bütünüyle akıl yoluyla yönetilen ortak mülkiyete dayalı bir kent devleti olarak betimledi.
Yani, ütopya üretilmiş bir sözcük, ama kavramsallaşması ile birlikte, beklenmedik bir etki yaratmış. Onun üstüne herkesin farklı anlamlar yükleyişi basit bir dilsel olanaksızlıktan değil, toplumsal tasarımlardaki karşıtlıklardan geliyor. Gün****k konuşmalarımızda hayalcilik gibi kullanıyoruz bu sözcüğü, ama felsefi, siyasi ve ideolojik kuruluşları biraz farklı. Oralarda hayal ve gerçek birbirine karışıveriyor. En büyük ve etkili ütopyalar olarak, çok ya da tek tanrılı, cennet ve cehennem tasarımlı dinleri, bu hayal ve gerçek karışımı için örnek olarak göstermek mümkün. Thomas Moore’un bu kavramı kullanışından önceki tarihsel dönemlerde de -adı din ya da felsefe olsa da- ütopyacı anlayışları bulup çıkartmak hiç de zor değil. Bu tarih neredeyse yazının/mağara resimlerinin tarihi kadar gerilere uzanıyor.
More’un Ütopyası
Thomas More’un “Ütopya”sı, roman sanatının henüz ortaya çıkmadığı o tarihlerde, bir anlatı metni olarak kurgulanmıştır ve Kolomb’un keşiflerinin etkisiyle yazılmış ilk kurgusal metin olması nedeniyle de ilginçtir. Ütopya, Güney yarım küresinde bir adadır. Hikaye, bu adada yaşamış bir gemicinin, ada halkının kurduğu düzeninin mükemmelliğini Avrupa’ya tanıtması biçiminde sürer. Böylece More, hem İngiltere’deki iktidarın mutlak olamayacağını belirtir, hem de olması gerekenleri işaret eder. Siyasi ve ekonomik hayatı yeniden kurgular.
“Ütopya”, devletin ilk mimari tasarım olarak da ilgiye değer; Bu ada devletinde, hepsi aynı plana sahip 54 kent var ve sadece başkentin planları değişik. Bütün cadde genişlikleri aynı (10 metre kadar). Herkesin evi aynı stilde. Evlerde bir sokak bir de bahçe kapısı var ve kilit yok. Herkes istediği eve girebilir, damlar da düzdür. Sahiplik duygusu olmasın diye 10 yılda bir ev değiştirilir. Köylerde her biri 40 kişiyi barındıran çiftlikler bulunur ve şimdi More’nun eşitliğinin sınırına geliyoruz, bu 40 kişiden ikisi köle! Her çiftlik yaşlı ve bilge olan bir kadın ve bir erkek tarafından yönetiliyor. Evlerin bile bu denli aynı olduğu adada elbette kılık ve kıyafet de belirlenmiş, herkes daha doğrusu her kategori yaz kış aynı türde giyiniyor. Bir giysi yedi yıl dayanacaktır. Çalışma sonunda giyilen yün harmaniyeler(pelerin) de aynıdır ve doğal yün rengindedir.
Tanıtımı More’un cümleleri ile sürdürürsek;
“Bizim toplumumuzda kadınlar, rahipler, hizmetçiler, dilenciler çoğunluk yararlı bir iş yapmaz. Zenginlerin varlığı dolayısıyla da gereksiz lüksler için çok emek harcanır. Ütopya cumhuriyetinde bunların önüne geçileceğinden çalışma 6 saat olarak belirlenmiştir. Eğer artık değer ortaya çıkarsa, günlük çalışma saati kısıtlanır. Aile ataerkildir. Evlenen oğul babasıyla oturur. Eve sığmazsa yeni bir eve aktarılınır. Kentler büyürse yeni bir kent kurulur. Hayvanların öldürülmesi, özgür yurttaşlar zalimliği öğrenmesin diye kölelere havale edilir. Yemek kamuya ait salonlarda yenir ve buradaki ayak işlerini de köleler görür. Evlenirken hem erkeğin hem kadının bakir olması esastır. Demirin olmadığı adada bunu sağlamak için dış ticaret yapılır. Savaş zaferleri ile övünülmez, ancak zorunluluk halinde savaşa girilir ve mümkünse paralı askerler tutulur. Altın ve gümüş birikimi savaş için yapılır. Gün****k hayatta ise altın ve gümüş oturak ya da hayvan zinciri olarak kullanılır ki nefret edilsinler. Mutluluğu zevkte bulan bir ahlak ve çilecilikten uzak bir dinsel tutum söz konusu. Kadınlar da rahip olabilir, rahipler onurlandırılır ama toplumda güç sahibi de değillerdir. Tanrıya inanmayanlar yurttaş sayılmaz ve siyasal yaşantıya katılmazlar ama hiçbir bakımdan rahatsız edilmezler.”
Görülüyor ki More’un ütopyası şaşırtıcı ölçüde liberal ve o ana dek Hıristiyan dünyasında görülmedik derecede laiktir. Komünizm tasarısı ise pek önemli değil, çünkü ondan ne anlaşıldığı belirsiz ; üstelik bu tarz bir komünizm pek çok dinin söyleminde de fark edilir. Mesela, Müslümanlığın cennet tasarımını bile göz önüne getirirsek, mülkiyet ilişkilerinden söz edilmeyen eşitlikçi bir yaşantı algılarız. Buradaki liberal düşünceler; savaş, dinsel hoşgörü, yumuşak cezalar, hayvanların öldürülmesine karşı duyulan irkilti incelendiğinde ortaya çıkıyor. Sanki kendi geleceğini okumuşçasına, More, “Ütopya”sına, hırsızlığa ölüm cezası verilmesini eleştiren bir kanıtla başlar.
Her ütopya, kendi çağının toplumsal koşullarının bir eleştirisi niteliğini barındırır. Dinsel bir inançla, yaşanan kötülüklerden, Hıristiyanlığın başlangıcındaki eşitlikçi görüşlerle arınılacağı öğretisine inanan Thomas More, siyasi iktidarın tek elde toplanmasına ve sınıfsal imtiyazlara karşı çıkan bir metin yazmıştır. Ne var ki, ilk bakışta eşitlikçi görünen bu ütopyanın da altını kazıyınca, bir çok ütopyada olduğu gibi, bireyi yok sayan ve tek tipleştirici bir toplum mühendisliği ile karşılaşırız. Toplumda farklılığa yer yokmuş gibi görünür, ama yönetimle ilgili kişiler bilgililer arasından seçilir. Yani ütopik de olsa, bilginin topluma yayılacağı düşüncesi öne sürülmez. Buradan, soylu kesimin yoksul halkı ne denli küçümsediği çıkarılabilir. Toplumun en hümanist ve aydın insanları bile, toplum tasarılarında sınıf farklılıklarını bir biçimde ortaya koyuyorlar. Ancak, 1518 yılında yazılmış bu metni kendi dönemindeki düşünceler, yasalar ve inançlar eşliğinde değerlendirmek gerekir. Buradaki tek tipleştirmedeki abartı, dönemin soylularının debdebesi ve toplumun büyük yoksulluğuna bir tepkidir mesela.
Thomas More’dan sonra da bir çok ütopya yazıldı. Hatta, kimilerine göre Marx’ın komünizmi de bir ütopyaydı. Ütopya yazımının seçkinciliğine karşı anti-ütopyalar da üretildi. Ama, yapısı ne olursa olsun, “toplumsal ütopya, yoksul sınıfların ayrıcalıklı sınıflara ya da düşünen insanın varolan düzene karşı duyduğu hınçla başlar ama onu aşarak yeni toplum mo****ni çizer; yeni toplumun varlığını geçmişte ya da gelecek içinde, boşlukta bir yere yerleştirir, zamansa belirsizdir. Bu yeni toplum varolanın negatifidir. Bu düşünce çağının insanlarını devrimci eyleme çağırmamakla birlikte, mutluluk arayışı içinde, kurulu düzenin yıkılması için çalışır ve ara sıra yolunu şaşırmış olsa da her zaman bir değişiklik gereğini dile getirir”.

a.ömer Türkeş

2. Metinde yazar gerçekleşmesi mümkün olmaya bir düşüncesini, hayalindeki ülkeyi anlatmış ve bu ülkedeki yaşamı kendi bakış açısında değerlendirmiştir.
3. Metinde yazarın düşündüğü ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri anlatılmıştır. Anlatılan ülke ve bu ülkede yaşayan insanların özellikleri tamamen tasarı boyutunda ve gerçekleşmesi mümkün olmayan özelliklerdir.
4. Metinden hareketle yazarın, geleceği çok güzel gürmek isteyen, hayal dünyası geniş bir ütopist olduğu söylenebilir.

2.ETKİNLİK,

• Cümlelerde yer alan “ve, oysa, yani” gibi sözcükler tek başlarına anlamı olmayan ancak cümlede kelime ve kelime gruplarını anlan bakımından birbirine bağlayan “bağlaç” görevinde olan sözcüklerdir. Bağlaçlar bağlandıkları sözcükler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurar.
2.Metin:
1. metinde geçen “1.4 C° ile 5.8 C° arasında bir artış alacağını”, “Sosyal – ekonomik sektörleri ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek nemli değişikliklerin olacağı”,”oluştura bilir” ifadeleri ihtimal anlamı vermek ve metinde gelecekle ilgili tahminleri dile getirmek için kullanılmıştır.
2. Metinde anlatılanların çıkış noktası olarak küresel ısınma ve iklim değişikliği verilmiştir.

3.ETKİNLİK

Metinler Bağlaçlar Bağlama Grupları
Ütopya
ve – de – değil – ama
-ya da – yalnız -
ne… ne – da… da - da yani, ile
Köle çocuklar yada başka memleketlerde köle olanlar, yönetici ve yargıç, savaştan da vuruşmadan da

İklim Değişikliği
ve – de – veya
Ekonomik büyüme ve nüfus artışı, öngörülemeyen veya tahmin edilemeyen
çevresel, sosyal ve ekonomik sonuçlar.

bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlatımında bozulma olduğu gibi
• Bağlaçlar tek başlarına anlamı olmayan, görevli sözcüklerdir.
bağlaçlar sözcükler söz gruplarını ve cümleleri birbirine bağlar.
Bağlaçlar başka kelime sınıfların(edat,zarf) geçemez.
Bağlaçlar cümlede öge olamaz.

Basit bağlaçlar
Ve-de-yani-ama-ile

Türemiş bağlaçlar.:yalnız
Birleşik:ya da veya

3.ve 4.metin
1.metinlerde geçen ‘’varmıdır,yoktur,yoksa,öyleyse,değil mi,desem ki’’ifadeleri ihtimal anlamı taşımaktadır.bu ifadeler metindeki cümleleri ihtimal anlamıyla birbirine bağlamakla görevlendirilmiştir.

4.ETKİNLİK
----3 metindeki bağlaçlar çıkarıldığında metnin anlamında bozulma olduğu görülür.çünkü bağlaçlar,cümleleri,kelime ve kelime gruplarını anlam olarak birbirine bağlamakla görevi sözcükler oldukları için bağlaçlar çıkarıldığında metindeki bu anlam birliği de bozulacaktır.
---bazı bağlaçlrın yerine başka bir bağlaç kullanılabili.örneğin ve bağlacının yerine ile bağlacı veya bağlacının yerine ya.. ya bağlacı bile bağlacının yerine dahi bağlacı kullanılabilir.

----ve ,ile bağlaçlarının yerine virgül,ama,fakat,çünkü,de bağlaçlarının yerine de noktalı virgül kulanılabilir.

5.ETKİNLİK
ZAMAN BİLDİREN KELİMELER
Anda---verip---bir nisan akşamı---günlerden sonra bir gün –sonra-sesimi tekrar duyduğun gün

BİRLEŞİK BAĞLAÇLAR
Doğar---toplarlar----yardımlaşır----arıyorum---düşmüşüm---sürdüm---kopardım---karşılayacak---

---zaman bildiren kelimler ve çekimli fiiller metnin anlamını zaman bakımından etkilemiştir.


sayfa 194

1.mülakatı yapan kişi ile attila ilhan'ın resmi bir hitap ve dinleyiş tarzları vardır.mülakatta bu resmiyet önemli bir özelliktir.

2.metinde gerçekleşen iletişimde görme ve işitme duyularının etkin olarak kullanılması mülakatı olumlu yönde etkilemiştir.

3.mülakatı gerçekleştiren kişi attila ilhan'a sorularını yöneltirken resmi bir üslup kullanılmıştır.

4.attila ilhan ,sorulara cevap verirken aynı resmiyetin içinde samimi bir üslup kullanmıştır.

5.metnin giriş bölümündeki tanıtımdan anlaşıldığı kadarıyla röportaj bir televizyon veya radyo programında gerçekleştirilmiştir.

6.karşılıklı konuşmalar bağlama ve konuşan kişilere göre değişir.

7.mülakatın uzun yada kısa olması yapılan söyleşinin niteliğine göre değişebilir.
sayfa 195

1.metinde yazar kış aylarını ,günlerinin kısa olması sebebiyle sevmediğini ancak kışın soğuğundan şikayetçi olmadığını dile getirmiştir.

2.yazar düşüncelerini sıralarken okuyucuyla sohbet havası içerisinde,samimi bir üslup kullanmıştır.

3.ETKİNLİK

GELDİĞİ GİBİ:
gönderici:yazar
ileti:kış ayı ile ilgili düşünceler
kanal:yazı
alıcı:kuyucu
bağlam:metin

ATTİLA İLHAN 'LA MÜLAKAT

gönderici:mülakatı yapan kişi attila ilhan
ileti:sorular-cevaplar
kanal:öz
alıcı:attila ilhan mülakatı yapan kişi
bağlam:mülakat

*mülakat metninde iletişim soru-cevap şeklinde gerçekleştirildiği için söyleşmeye bağlı bir anlatımla iletişim gerçekleştirilmiştir.''geldiği gibi''metninde ise yazar iç konuşmaya (monolog)dayalı bir anlatım gerçekleştirmiştir.

sayfa 196

4.ETKİNLİK
*metnin anlatımında jest ve mimiklerin kullanılmasının anlatımı daha doğal ,daha etkili bir hale getirdiği vurgulanır.


5.ETKİNLİK

*verilen cümlelerde geçen ''hay hay''ifadesi olur,tamam,peki anlamlarına gelecek şekilde bir düşünceyi ,''hay Allah!''ifadesi ise bir duyguyu dile getirecek şekilde kullanılmıştır.

*metinlerde geçen ''keratalar ,vuuu,üşüdüm,hele şimdi ,değilsiniz ya,ah,hay hay ,ibey,arabacı ,bravo ''gibi sözcükler bir duyguyu ifade ederek ,seslenme anlamı taşıyarak ünlem görevinde kullanılmıştır.

sayfa 197

1.metinde yapılan bazı söz ve anlam tekrarları anlatımı daha etkili hale getirmek ve bazı ifadelere dikkat çekmek amcıyla yapılmıştır.


7.ETKİNLİK

YALNIZ ÇOCUĞUN AZABI :ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Bende onların arasındayım ve onların arasında büyüğümde yoktu.. Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı. Sekiz yaşımdan beri çekiyordum.

Bende buradaki pek çok çocuk gibi nice muayene odalarının önünde yıllarca bekledim. Artık benim yanımda büyüğümde yok, artık ondört yaşımdayım. Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıyı geçip 9.Hariciye Koğuşu’na doğru ağaçların sağlığını kıskanarak yürür, içimi ürperten bu dehlize birazda korkarak girerdim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder